23.12.2016 / Gösterim Sayısı : 21232

Tarımda ve diğer alanlarda daha büyük atılımların çabası içinde olmalıyız

#Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın SÜTAŞ Tire Entegre Tesisleri Açılış Töreni’nde yaptığı konuşma #SÜTAŞ Ege Sütçülük Projesi, Tire Entegre Tesisleri açılış töreni

​Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, savunma sanayinden tarıma kadar her alanda kendimizi daha da geliştirmemiz gerektiğini ve tarım bakımından kendimizle birlikte bölgemizdeki kardeşlerimizi rahatlıkla doyurabilecek potansiyele sahip bir ülke olduğumuzu belirterek "Onun için topraklarımızı, meralarımızı, su kaynaklarımızı, denizlerimizi daha etkin kullanmanın yollarını aramayı sürdürmeliyiz. Makineden tarıma, turizmden sağlığa kadar her alanda son yıllardaki kayıplarımızın telafi etmenin ötesinde, daha büyük atılımların çabası içinde olmalıyız. Bu konuda tüm yatırımcılarımıza, üretimcilerimize, vatandaşlarımıza ben güveniyorum, inanıyorum. Yeni Türkiye'nin inşasını 80 milyon hep birlikte gerçekleştireceğiz." dedi.

SÜTAŞ'ın Entegre Tesislerinin açılış töreni için İzmir'e gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan, tören öncesi vatandaşlara hitap etti. Alandaki vatandaşların, "Dik dur eğilme, bu millet seninle" tezahüratları üzerine Erdoğan, "Hiç endişeniz olmasın, evelallah biz bugüne kadar hiçbir gücün karşısında eğilmedik, sadece Rabbimizin karşısında, huzurunda rükûya eğiliriz, başka yok." diye konuştu.

Tire'nin açılacak eserle farklı bir geleceğe yürüyeceğine inandığını dile getiren Erdoğan, "Bugün, önce Egegaz'ın ilave tesislerinin açılışını yaptık ve ondan sonra yine ayrıca FSRU tesisinin açılışını yaptık. Şimdi de SÜTAŞ'ın Tire'deki bu dev tesisinin açılışını yapıyoruz." dedi.

"İstedikleri kadar terör estirsinler, bu milleti bölemeyecekler"

Erdoğan, SÜTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Muharrem Yılmaz ve ekibine teşekkür ederek "İnanıyorum ki SÜTAŞ'ı bundan böyle sadece reklamlarda izlemekle kalmayacağız, reklamlarda izlerken Tire'yi de izleyeceğiz. Bu tabii önemli bir gelecek fakat bütün bunlarla birlikte Tire'nin böyle dev bir yatırım için seçilmiş olması manidardır. Bu çiftçimizin, bu hayvancılıkla uğraşan tüm vatandaşlarımın emeklerinin değerlendirilmesine yönelik bir adımdır. Bundan dolayı hakikaten burada emeğin karşılığını bulmuş olması bizim için bir iftihar vesilesidir. Çok daha önemlisi, son zamanlarda cereyan etmekte olan terör belasına karşı durmak var mı? Yola devam ediyor muyuz? İstedikleri kadar terör estirsinler, bu milleti bölemeyecekler." değerlendirmesinde bulundu.

İstanbul ve Kayseri'de düzenlenen terör saldırılarında şehit olanlara Allah'tan rahmet, yaralılara şifa dileyen Erdoğan, Ankara'da suikasta kurban giden Rusya büyükelçisine de rahmet temennisinde bulundu.

"Bize dokunan hesabını iyi yapsın, dersini alır"

Suriye'nin El-Bab bölgesinde 16 şehit verildiğini hatırlatan Erdoğan, şunları kaydetti:

"Biz ne diyoruz, 'Biz bir ölürüz bin diriliriz.' İşte El-Bab'ta ne oldu, bini aşkın DEAŞ'lı orada öldürüldü. Şimdi bazıları akıl veriyor, 'Bizim' diyor, 'Suriye'de ne işimiz var? Dünyayı biz mi kurtaracağız?' Bizim dünyayı kurtarmak gibi bir derdimiz yok ama benim Kilis'ime, benim Gaziantep'ime saldıranlarla hesabım var. Bunlar ne akılsız adam. 56 tane benim vatandaşım Gaziantep'te şehit ediliyor, utanmadan, sıkılmadan 'dünyayı biz mi kurtaracağız?' diyor. Biz, sabır, sabır, sabır dedik en sonunda girmek zorunda kaldık. Şu anda da işte El-Bab'a kadar inmiş vaziyetteyiz. Silahlı kuvvetlerimiz Özgür Suriye Ordusu ile birlikte orada çalışmaları sürdürüyor.

Diyorlar ki, 'bu işin diplomatik yanının olması lazım.' Olmadığını kim söylüyor sana, biz çevrede koalisyon güçleriyle beraberiz, çalışıyoruz, Rusya ile aynı şekilde, İran ile aynı şekilde. Bütün bunlarla görüşmek suretiyle bir taraftan da bunu yapıyoruz. Aynı şekilde Suudi Arabistan, aynı şekilde Katar, bütün bunlarla görüşerek çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bize kimse diplomasi dersi vermesin, biz dersimizi iyi biliyoruz. Bundan sonraki süreçte de aynı kararlılıkla yola devam edeceğiz, zira bize dokunan hesabını iyi yapsın, dersini alır. Canımız acıyor, farkındayız ama onlara da gereğini yaparız."

SÜTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Yılmaz'ın, kendisine "Aynı tesisten Bingöl'de de bir tane yapma" sözü verdiğini ifade eden Erdoğan'a, Yılmaz, "Hazırım, bekliyorum" karşılığını verdi. Bunun üzerine Erdoğan, "Allah razı olsun. 'Hazırım' diyor, 'Bingöl'de de benzer yatırımı yapacağız' diyor. Durmak yok yola devam." dedi.

"Üretim tesisleri artık tüm unsurları kapsayacak şekilde olmalı"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu konuşmadan sonra katıldığı Tire ilçesinde "SÜTAŞ Entegre Tesisleri"nin açılış töreninde, tesisin İzmir'e ve Türkiye'ye hayırlı olmasını diledi.

Süt, yem, enerji, geri dönüşüm ve gübre ünitelerinden oluşan entegre tesisin, yaklaşık 80 milyon dolar yatırım bedeli, 67 bin metrekare kapalı alanıyla 850 kişiye istihdam sağlayacağını dile getiren Erdoğan, tesisin, 8 bin aileye de düzenli gelir elde etme imkânı sağlayacağını belirtti.

Tesiste, aynı zamanda üniversite öğrencileri ve üreticiler için eğitim merkezi bulunduğunu ifade eden Erdoğan, nüfusu 80 milyona dayanan, 2023 için 500 milyar dolarlık ihracat hedefi bulunan bir ülkenin üretim tesislerinin artık bu şekilde tüm unsurları kapsaması gerektiğine işaret etti. 

Erdoğan, 41 yıllık bir geçmişe sahip SÜTAŞ'ın, kendi sektöründe Türkiye'de ilk araştırma-geliştirme merkezini Karacabey tesislerinde açarak, bu alandaki öncü rolünü teyit ettiğini de söyledi.

"Çiftlikten Sofraya" sloganıyla süt ve süt ürünleri üretiminin her aşamasında farkını ortaya koyan ŞÜTAŞ Şirketler Grubu'nu tebrik eden Erdoğan, açılışını gerçekleştirdiği Tire Entegre Tesisleri'nin faaliyete geçmesinde emeği geçenlere teşekkür etti.

"Bu millet güçlü bir millettir, bu millet yüce bir millet"

Türkiye'nin asıl gündemi ve meselesinin, yatırım, üretim ve istihdam olduğunu belirten Erdoğan, "Milletimiz, demokrasisine, özgürlüğüne, bayrağına, ezanına, devletine, toprağına göz dikilmesine izin vermeyeceğini, tarihimizin her döneminde olduğu gibi son yıllarda da sayısız kez ortaya koymuştur." dedi.

Güvenlik güçlerinin Suriye'de, terör örgütü PYD ve DEAŞ ile, ülke içinde de PKK, DEAŞ, FETÖ, DHKP-C gibi terör örgütleriyle yoğun bir mücadele içinde olduğunu vurgulayan Erdoğan, şöyle konuştu:

"Bu mücadelede milletimizin, güvenlik güçlerimize, hükümetimize, devletimize desteğinin tam olduğunu biliyorum, görüyorum. Onun için de diyorum ki bu millet güçlü bir millettir, bu millet yüce bir millettir. Hep şunu söylüyorum, tek millet diyorum. 80 milyon biz tek milletiz. Ayrım yok, Türkü, Kürdü, Laz'ı, Çerkez'i, Gürcü'sü, Abaza'sı, Roman'ı, Arnavut'u, Boşnağı... Ayrım yok, tek millet. İki; tek bayrak. Rengi şehidimizin kanı, hilal bağımsızlığımızın ifadesi, yıldız, şehitlerimizin ta kendisi. Kimse şurada burada paçavraları, bizim bayrağımıza eş bir bayrak olarak karşımıza çıkarmasın. Tek bayrağımız var."

"Kimse operasyon düşünmesin bu topraklar üzerinde, bedelini ağır öder"

Şair Mithat Cemal Kuntay'ın, "On Beş Yılı Karşılarken" adlı şiirinden, "Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır, toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır" dizelerini okuyan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Çiftçi kardeşlerim gayet iyi bilir, tarla normalde arsa mıdır? Değildir. Ne zamanki imar geçer, imar geçtikten sonra arsaya dönüşür. Bir bayrağın da bayrak olabilmesi için uğrunda kan veren şehitlerinin ve gazilerinin olması gerekir. İşte bizim bayrak, böyle olmuştur. Üçüncüsü; tek vatan. Dedik ya 'Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır, toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır.' Bu toprağın uğrunda biz çok şehitler verdik ve vatan oldu. 780 bin kilometrekareyle tek vatan. Onun için kimse operasyon düşünmesin bu topraklar üzerinde, bedelini ağır öder. Nitekim ödüyorlar. Dördüncüsü de; tek devlet. Bizim Türkiye Cumhuriyeti'nden başka devletimiz yok. Öyle paralel devletmiş, şu devletmiş, bu devletmiş, asla. Böyle bir girişimde bulunanlar da bunun bedelini ağır ödediler, ağır ödüyorlar."

"Topyekûn mücadele yürütüyoruz, yürütmek zorundayız"

Türkiye'nin mücadelesinin tek bir alanla sınırlı olmadığını belirten Erdoğan, "Topyekûn bir mücadele yürütüyoruz, yürütmek zorundayız. Çünkü ülkemize yönelik saldırılar bu şekilde. Terörden darbe girişimine, ekonomik sabotajdan diplomatik provokasyonlara kadar her yol ve yöntem denenerek Türkiye'nin önü kesilmeye çalışılıyor." diye konuştu.

"Ne yaptılar?" diye soran Erdoğan, şunları kaydetti:

"Hemen üzerimize bir ekonomik baskı uyguladılar. Çıktım şunu söyledim, 'Yastığınızın altında ne kadar dolar varsa gelin Türk lirasına çevirin.' Sağ olsunlar şu ana kadar benim vatandaşım, yaklaşık 2 milyar doları liraya çevirdi. Bunun için her birimiz kendi cephemizden, kendi sorumluluk alanımızdan mücadeleye katılmak mecburiyetindeyiz.

İşçi, fabrikasında en iyi üretimi yapacak. Çiftçi tarlasında en iyi ürünü yetiştirecek, esnaf ve sanatkârımız, müşterilerine en iyi hizmeti verecek. İş adamımız, yatırımlarını devam ettirecek, üretimi, istihdamı artıracak. Bankacılarımız, en uygun finansman imkânlarını sağlayacak. Hep diyorum ya düşük faizle işverene, girişimciye kredi sağlanacak. Yoksa yüksek faiz oranlarıyla eğer sen işverenimin karşısına dikilirsen, o zaman yatırımcı nasıl olacak da yatırımda bulunacak. Mümkün değil. İhracatçılarımız sürekli yeni pazarlar bulma, mevcutları güçlendirme peşinde olacak."

"Yatırımları, projeleri ertelememeli, aksine öne çekmeli ve artırmalıyız"

Şehitlere ve gazilere vefa borcun ödenmesi için en doğru ve güzel yolun, ülkenin tüm gücünü ve imkânlarını ortaya koyarak gerçekleştirileceğini belirten Erdoğan, "Bugün karlı dağların sarp tepelerindeki mağaralarda PKK'lı teröristleri arayan, El Bab'ı DEAŞ'dan kurtarmaya çalışan, Başika'da Ninova muhafızlarını eğiten, gizli açık tüm yöntemleriyle FETÖ'yü deşifre ve tasfiye için çalışan, Afganistan'da güvenliğin ve huzurun temin için görev yapan velhasıl, ülkemizin ve dünyanın dört bir yanında fedakârca mücadele eden güvenlik güçlerimiz bizden dua ile birlikte ülkemizin kalkınması ve büyümesi için çalışmamızı bekliyor." ifadesini kullandı.

Güvenlik güçlerinin vazifelerini tamamlayıp geri döndüklerinde, kendileri ve sevdikleri için güvenli olmasının yanında ekonomik olarak da üretken bir Türkiye bulmak istediklerini anlatan Erdoğan, işte bu sebeple yatırımların, projelerin ertelenmemesi, aksine öne çekilmesi ve artırılması gerektiğini vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin büyümesi, gelişmesi, kalkınması ve 2023 hedeflerine ulaşılması için adım atan, taş üstüne taş koyan herkesi desteklediğini ve tebrik ettiğini bildirdi.

"Bingöl'de kurulacak entegre tesis, istihdam ve üretim sağlayacak"

Daha önce yaşanan krizlerin gösterdiği bir hakikat olduğunu aktaran Erdoğan, bu hakikatin de, Türkiye olarak her alanda kendi kendine yeten, bununla beraber ihracat yapan bir ülke haline gelinmesi gerekliliğinin olduğunu kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkenin bu konuma geleceğine ve hiç kimsenin de bundan endişe duymaması gerektiğine işaret ederek, konuşmasına şöyle devam etti:

"Üretimimizi, kendi tasarımımızı kendimiz yaparak, kendi teknolojimizi kendimiz geliştirerek ileriye taşımadan bu hedefe ulaşamayız. Savunma sanayiden tarıma kadar her alanda bu yaklaşımı hâkim kılmak ve gereken alt yapıyı oluşturmak zorundayız. Türkiye gibi bir ülkenin tarım ve hayvancılık ürünleri için dışarıya milyonlarca dolar ödemiş olmasından ben fevkalade rahatsızlık duyuyorum. Biz, kendimizle birlikte bölgemizdeki kardeşlerimizi, dostlarımızı rahatlıkla doyurabilecek potansiyele sahip bir ülkeyiz. Ancak ihracat standartlarını karşılayacak, üretim ve bunların pazarlanması konusunda sıkıntılarımız olduğu anlaşılıyor.

Açılışını yaptığımız bu tesis gibi büyük kapasiteye ve modern alt yapıya sahip üretim merkezlerinin sayısını çoğaltmalıyız. Az önce Bingöl'de böyle bir adım atılması konusunu konuştuk ve inşallah Sayın Başbakan'la da konuşacağız, inşallah o süreci de hızlandırmamız lazım. Ufak tefek şeylere biz takılıp kalmayacağız, madem ki oralar bizim için teşvik bölgesidir, hemen adımı atarak Bingöl gibi bir ilimizde böyle bir entegre tesisin kuruluyor olması şüphesiz ki istihdam ve üretim sağlayacak, böylece oralar da ayağa kalkacaktır."

"Daha etkin kullanmanın yollarını aramayı sürdürmeliyiz"

Anadolu'da hala 5-10 dönümlük tarlalarda üretim yapılmaya çalışılmasının yeterli görülmemesi gerektiğini ifade eden Erdoğan, tarımsal üretimin teknolojiyle desteklenmedikçe arzu edilen düzeye ulaşılamayacağını da bildirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, teknoloji yatırımının da ancak belirli büyüklüklere ulaşınca verimli hale geldiğini vurgulayarak, "Traktörü yılda bir ay kullanıp, kalan 11 ay bahçede yatırırsanız, üretimi geliştirecek yolu açamazsınız. Bu mantık, mantık değil. Tarlalar boş dururken, hayvan yeminin tamamını dışarıdan almaya kalkarsanız elde ettiğiniz kazançtan memnun olmazsınız." dedi.

Son yıllarda tarım ve hayvancılıkta endüstriyel üretimin geliştirilmesi doğrultusunda önemli adımların atıldığına işaret eden Erdoğan, şunları söyledi:

"Görünen o ki yapılanlar doğru da olsa yetersiz. Onun için topraklarımızı, meralarımızı, su kaynaklarımızı, denizlerimizi daha etkin kullanmanın yollarını aramayı sürdürmeliyiz. Makineden tarıma, turizmden sağlığa kadar her alanda son yıllardaki kayıplarımızın telafi etmenin ötesinde, daha büyük atılımların çabası içinde olmalıyız. Bu konuda tüm yatırımcılarımıza, üretimcilerimize, vatandaşlarımıza ben güveniyorum, inanıyorum. Yeni Türkiye'nin inşasını 80 milyon hep birlikte gerçekleştireceğiz."

"Bizim milli içkimiz ayrandır"

Konuşmasının bu bölümünde masada bulunan ayranlardan birini isteyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "(Bu milletin milli içkisi ayrandır) dedim. Günlerce, haftalarca bana saldırdılar. Varsın saldırsınlar, evet bizim milli içkimiz ayrandır." diyerek,  getirilen ayranı içti. Erdoğan, ayran şişesini de imzaladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, SÜTAŞ Entegre Tesisleri'nin hayırlı olması temennisinde bulunarak, eserin kazandırılmasında emeği geçenleri tebrik etti.

Tesisin açılışı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Yıldırım, bakanlar ve ilgililer tarafından gerçekleştirildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan sağlıklı yarınlar temennisinde bulunarak, kurdeleyi kesti.

Törene Erdoğan'ın yanı sıra Başbakan Binali Yıldırım, Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, AK Parti Tanıtım ve Medya Genel Başkan Yardımcısı Cevdet Yılmaz, AK Parti Ar-Ge Genel Başkan Yardımcısı Nükhet Hotar ve sektör temsilcileri de katıldı.

​ 

''