6.1.2017 / Gösterim Sayısı : 10148

Şanlıurfa, 2023'ün büyük Türkiye'sinin müjdesini veriyor

#Sayın Cumhurbaşkanımızın Katılımıyla Şanlıurfa'da Toplu Açılış Töreni #Şanlıurfa'da Toplu Açılış Töreni

Halil İbrahim bereketinin, Eyüp Peygamber sabrının diyarı olan Şanlıurfa'nın 1920'de düşmanı bağrından söküp atarak, Kurtuluş Savaşının zafer müjdecisi olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan "Bugün de Şanlıurfa, teröre, terör örgütlerine karşı ortaya koymuş olduğu dirayetli duruşuyla ve Suriyeli kardeşlerine sahip çıkmada gösterdiği fedakârlıkla 2023'ün büyük Türkiye'sinin müjdesini veriyor." dedi.

Erdoğan, Şanlıurfa Rabia Meydanı'nda toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, dün İzmir'de terör saldırısında şehit olan polis memuru Fethi Sekin ve adliye çalışanı Musa Can'a Allah'tan rahmet, yaralananlara da şifa diledi.

Etkisiz hale getirilen teröristlerle birlikte ele geçirilen silah ve mühimmatların, teröristlerin büyük bir katliam için geldiklerini gösterdiğine dikkati çeken Erdoğan, "Emniyet teşkilatımızın aldığı sıkı güvenlik önlemleri sayesinde teröristler hedeflerine ulaşamadan, kontrol noktasında durdurulmuş ve büyük bir felaketin önüne geçilmiştir. Maalesef Türkiye'nin üzerine salınan gözünü kan bürümüş katil sürüleri aleni bir işbirliği halinde saldırılarına devam ediyorlar." diye konuştu. 

Meydandaki vatandaşların, "Dik dur eğilme bu millet seninle" şeklindeki sloganlarına Erdoğan, "Hiç endişeniz olmasın, bizler hiçbir beşeri gücün önünde eğilmedik, sadece Rahman'ın önünde rükuya eğildik, başkasının asla." karşılığını verdi.

"Bir katili affetmek devletin hakkı değildir"

Törene gelen vatandaşların teröristlere idam talep eden sloganları üzerine Erdoğan, "Bu konuyla ilgili biliyorsunuz her zaman söylüyorum. İdam parlamentoya gelir, parlamentodan geçmesi halinde bana onaya geldiği zaman, ben bunu onaylarım. Çünkü bir katili affetmek devletin hakkı değildir, ben böyle inanıyorum. Ancak maktulün varislerinin hakkıdır, affederse onlar affeder, devlet olarak biz affedemeyiz. Devlet kendisine karşı işlenen suçları af yetkisine sahiptir. Yoksa bu vahşilerin, bu alçakların, bu teröristlerin masum insanları öldürmesi neticesinde onları ağırlamak, onları beslemek gibi bir hakka sahip değiliz." ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bölücü örgütün bıraktığı yerden DEAŞ, onun bıraktığı yerden FETÖ, onun bıraktığı yerden bir başka örgüt bu ihanet nöbetini devralıyor. Artık şu gerçeği hiç kimse inkâr edemez; bu örgütleri birileri özellikle besleyip, silahlandırıp, güçlendirip, yönlendirip Türkiye'nin üzerine salıyorlar. Yiğitçe ortaya çıkıp bizimle mücadele edemeyenler, terör örgütleri üzerinden kendilerince bizi yola getirmeye çalışıyorlar. Ne diyoruz; 'mert dayanır, namert kaçar.' Biz millet olarak tarihimizin hiçbir döneminde kaçmadık. Bu millet, 'ölürsem şehit kalırsam gaziyim' diyerek 15 Temmuz'da en güçlü silahlarla üzerine gelen darbecileri püskürtmüş bir millettir. Böyle bir milletin terör örgütlerine, ciğeri beş para etmez teröristlere boyun eğeceğine sananlara yazıklar olsun. Bunca masumun canını yakanlar, kanını dökenler, şunu unutmayın, yaptıklarının yanına kâr kalacağını düşünüyorlarsa onlara bir kez daha yazıklar olsun."

"Türkiye, bu musibetlerin üstesinden mutlaka gelecektir"

Yunus Emre'nin "Olsun be aldırma Yaradan yardır. Sanma ki zalimin ettiği kârdır. Mazlumun ahı indirir şahı. Her şeyin bir vakti vardır." dizelerini okuyan Erdoğan, "Bizler kaderin üzerindeki kadere iman etmiş insanlar olarak işte bu anlayışla mücadelemizi yürütüyoruz, yürüteceğiz. Hem kendimiz hem tüm mazlumlar için beklediğimiz o vaktin uzak olmadığına inanıyoruz. Bugün kendi bölgesel ve güncel çıkarları için bizim üzerimize terör örgütlerini salanlar, yarın aynı ateş kendilerini yakmaya başladığında yaptıkları yanlışı göreceklerdir ama iş işten geçmiş olacaktır." değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye'nin bu musibetlerin üstesinden mutlaka geleceğinden herkesin emin olmasını isteyen Erdoğan, şunları kaydetti:

"Dün İzmir'de teröristin üstüne aslanlar gibi atılan ve onu etkisiz hale getirirken kendisi de şehadete koşan polisimizi gördünüz değil mi? Ne diyor şair, 'İnsan büyür beşikte, mezarda yatmak için. Ve kahramanlar can verir, yurdu yaşatmak için.' Bu ülkede İzmir'deki polisimiz gibi 79 milyon hatta 80 milyon kahraman var. İşte kahramanlar diyarı, işte Rabia Meydanı. Bu ülkede tek başına darbecilere karşı kök söktüren Ömer Halisdemir'ler var, bu ülkede tanklara meydan okuyan benim hanım kardeşlerim, gençler, yaşlılar var. Allah aşkına böyle bir ülkeyi dize getirmeye kimin gücü yeter? Türkiye, tarihin en güçlü devlet-millet bütünleşmesini sağlamış olarak Allah'a hamdolsun yoluna devam ediyor. Hem ülkemizin içinde bu topraklarda eylem yapan terör örgütleri hem de sınırlarımızın yanı başında hain emeller peşinde koşanları tepeleyerek mutlaka 2023 hedeflerimize ulaşacağız. 2053'e de ulaşacağız, 2071'e de ulaşacağız. Ama bunun için ben şimdi buradan sizlere sesleniyorum: Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız."

"Şanlıurfa, 'Şanlı' sıfatını işgale karşı direnerek kazandı"

Erdoğan, Şanlıurfa'nın işgale karşı direnerek kendi bağımsızlığını kendisinin kazandığını, bu sebeple de 'Şanlı' sıfatını aldığını hatırlattı. Erdoğan, "Bugün de Şanlıurfa Türkiye'nin terörle mücadelesinde en önde yer alan bölgesindeki insani krizler karşısında sergilediği duyarlılıkla dünyanın en büyük ödüllerine ziyadesiyle layık bir şehrimizdir." ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2015 Temmuz ayından bu yana terörle mücadelede 12 Şanlıurfalı askerin, polisin şehit olduğunu belirterek, "15 Temmuz darbe girişimi sırasında da 4 Şanlıurfalı kardeşimiz, FETÖ ihanet çetesi mensuplarının karşısına kahramanca dikilip şehadet makamına ulaştı. Bir kez daha tüm şehitlerimizle birlikte Şanlıurfalı şehitlerimize de Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyorum. Şu anda karşımda 4 şehidimizi daha görüyorum, bunların 3 tanesi de Dolmabahçe'deki stadın orada şehit olan kardeşlerim." dedi.

"Bu ülkede terör estirenler, bunun bedelini ödeyecekler"

Şanlıurfa'nın ağıtlarından "Urfalıyam dağlıyam, bahçeliyem bağlıyam, ben yürekten vuruldum, ciğerimden bağlıyam" dizelerini okuyan Erdoğan,  Şanlıurfalıları ve 79 milyon vatandaşı yüreğinden vuranların, ciğerinden dağlayanların hak ettikleri cezalara çarptırıldıklarını ve çarptırılmaya da devam edileceğini vurguladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Öyle durmak yok, şehitlerimiz var, canımız yanıyor ama onların da inlerine girdik ve onları da tepeliyoruz, tepelemeye de devam edeceğiz. Cerablus'a girdik mi? Girdik. El Rai'ye girdik mi? Şu anda El-Bab'ı kuşattık mı? Her şehidin onlara bedeli çok ağır oluyor. Artık gelip de Suriye'den bu toprakları kuşatamayacaksın. Aynı şekilde Kandil'de, Güneydoğu'da nerede PKK varmış, PYD varmış, kim olursa olsun, bu ülkede terör estirenler, bunun bedelini ödeyecekler. Benim vatandaşımın huzurunu kaçıranlar, bunun bedelini ödeyecekler."

Şanlıurfalıların Suriyelileri topraklarında misafir etmesine ilişkin de Erdoğan, "Şanlıurfa, nüfusunun neredeyse dörtte biri kadarını, yarım milyona yakın Suriyeli göçmeni topraklarında misafir ederek onlara ev sahipliği yaparak insanlık dersi verdi. Bunu Batı yapamadı. Sizin her biriniz batıya meydan okudunuz, dediniz ki 'biz ensarız ve muhacirleri bağrımıza bastık', onlarla bir tas çorbayı paylaştınız, onun için ben nasıl 15 Temmuz'da milletimle iftihar ettiysem, şimdi de işte bu ensar olan Şanlıurfalı kardeşlerimle, Hataylı, Gaziantepli, Kilisli kardeşlerimle, tüm milletimle iftihar ediyorum." değerlendirmesinde bulundu.

"Şanlıurfa kutlu bir beldedir"

Şanlıurfa'nın sıradan bir şehir olmadığını, Hazreti İbrahim aleyhisselamın ateşe atıldığı, tevekkülüyle Hazreti Eyüp aleyhisselamın en büyük musibetlere maruz kaldığındaki sabrıyla yoğrulmuş bir şehir durumunda bulunduğunu ifade eden Erdoğan, bugün de aynı metaneti ortaya koyan bir kutlu belde olduğunu söyledi.

Hazreti İbrahim'in ateşe atıldığında "Bana Allah kâfidir, o ne güzel bir vekildir" dediğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Evet bugün biz de ülke ve millet olarak, yaşadığımız sıkıntılar karşısında aynısını söylüyoruz. Halil İbrahim bereketinin, Eyüp Peygamber sabrının diyarı Şanlıurfa, 1920'de düşmanı bağrından söküp atarak, Kurtuluş Savaşımızın zafer müjdecisi olmuştur. Bugün de Şanlıurfa, teröre, terör örgütlerine karşı ortaya koymuş olduğu bu dirayetli duruşuyla, Suriyeli kardeşlerine sahip çıkmada gösterdiği fedakârlıkla 2023'ün büyük Türkiye'sinin müjdesini veriyor." diye konuştu.

Erdoğan, "Şanlıurfa sağlam durdukça, Allah'ın izni ve yardımıyla Türkiye terör örgütlerinin de üstesinden gelir. Suriye'deki sıkıntıların çözümünde de başarılı olur. İşte o zaman Şanlıurfa şanına şan katmış olarak gönüllerdeki yerini daha da sağlamlaştıracaktır." dedi.

Bu mübarek topraklarda tek bir teröristin, tek bir terör örgütünün barındırılmayacağına inandığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

"Türkiye'yi çevremizde gördüğümüz ülkeler gibi kardeş kavgasıyla tutuşturup yakmak, yıkmak, yok etmek isteyenlere Şanlıurfa'nın vereceği kardeşlik cevabı bir kez daha inanıyorum ki tarihe geçecektir. Bu ülkenin, ancak 81 vilayeti ve 80 milyon vatandaşı birlikte hareket edebildiğinde var olabileceğini, şöyle bir etrafımıza baktığımızda tüm çıplaklığıyla görebiliyoruz, bütün bunlara rağmen bu aziz milleti 'Arap' diyerek, 'Kürt, Türk' diyerek, 'Sünni, Alevi' diyerek, 'şu veya bu kesimden' diyerek ayrıştırmaya kalkanların amacı bizi de aynı ateşe atmaktır."

Recep Tayyip Erdoğan, "Kardeşlerim, ben sizleri Allah için seviyorum, Yunus'un diliyle 'biz yaratılanı yaradandan ötürü sevdik'. Biz siyah, beyaz ayırmadık, şu kavimden bu kavimden demedik, Allah için sevdik, onun için bu oyuna gelmeyeceğiz." ifadesini kullandı.

Hiçbir vatandaşın ayrımcılık tuzağına düşmeyeceğine inandığını belirten Erdoğan, "Etnik köken ve mezhepçilik fitnesini sürekli körükleyenler, emin olun en çok düşmanlığı ve bunun istismarını yaptıkları o kesime yöneliyorlar. Bölücü terör örgütü en büyük kıyımı, en büyük zararı, istismarını yaptığı vatandaşlarımıza, bölgelerimize vermiştir." diye konuştu.

"Bu işi temizleyene kadar yola devam edeceğiz"

"Bu bölücü terör örgütü Kürt vatandaşlarımıza ne kazandırdı, kazandırdığı bir şey var mı?" diye soran Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"FETÖ gibi, DEAŞ gibi örgütlerin en büyük zararı mütedeyyin kesimlere olmuştur. Biz bu tezgâhı deşifre ettik, ortaya çıkardık, her fırsatta dile getirdik. Onun için bizden çok rahatsız oluyorlar, ellerinde gelse bir kaşık suda boğacaklar. Suriye'yi DEAŞ bahanesiyle her gün bombalayıp yok edenlerin gerçek niyeti, Türkiye'nin sahaya girip bu örgütü süpürmeye başlamasıyla ortaya dökülüverdi. Daha düne kadar bize 'Niye bu örgütle mücadele etmiyorsun' diyenler, bugün karşımıza dikilip ne diyorlar biliyor musunuz, 'Daha fazla ileri gitmeyin, 20 kilometrede kalın.' Yok öyle şey, bu işi temizleyene kadar yola devam edeceğiz. Ama bizim topraklarda kalma diye bir niyetimiz yok, o toprakların sahibi oradaki bizim Arap, Kürt kardeşlerimizdir, sahipler orada kalsınlar ama terörist olmasınlar."

Aynı oyunun Irak'ta da sergilendiğine dikkati çeken Erdoğan, ülkenin bir mezhep çatışmasının içine çekilmeye çalışıldığını, orada da bir Pers milliyetçiliği olduğunu, aslında bunların olmaması gerektiğini söyledi.

Müslümanlıkta ırkçılığa yer olmadığının altını çizen Erdoğan, şöyle devam etti:

"Rabbim bizleri kavimlere ayırmış ama birbirimizle iyi tanışalım, kaynaşalım diye. Allah katında en yüce olanı hangisi? Allah'a en yakın olanıdır, ölçü bu. Biz müdahale edince, Irak'ın egemenlik hakları denilerek, sahadan çıkarılmak istendik. Türkiye'yi güç duruma düşürmek için Musul operasyonunu başlattılar, sonra yavaşlattılar, Rakka operasyonunu ertelediler. Niye erteliyorsunuz, DEAŞ orada. Hani DEAŞ sizler için mücadele edilecek bir unsurdu, niye mücadele etmiyorsunuz? Hâlbuki plan, tüm bu operasyonların birlikte yürütülmesiydi. Baktılar ki Türkiye sonuç almaya yaklaştı, hemen planları değiştirdiler. Bizim için artık ok yaydan çıkmıştır. El Bab'ı da Münbiç'i de diğer bölgeleri de terör örgütlerinden temizlemeden durmayacağız. Iraklı ve Suriyeli kardeşlerimizin yeniden güvene, huzura, istikrara kavuşmalarını sağlamak için elimizden geleni yapıyoruz ve yapacağız. Müttefik dediğimiz ülkeler bu süreçte bize destek verirse dost olduklarını anlarız, destek vermezlerse kendi imkânlarımız ile yola devam ederiz."

-"Tarihte eşine pek az rastlanacak bir başarı hikâyesi ortaya koyduk"

"Türkiye'nin 2013 yılından beri yaşadıklarını yaşayıp da hala ayakta kalacak, yoluna dimdik devam edecek dünyada başka bir ülke ve toplum var mıdır bilmiyorum." ifadesini kullanan Erdoğan, şu değerlendirmeyi yaptı:

"Çok acı çektik, çok sıkıntı yaşadık, çok kayıplar verdik ama aynı zamanda tarihte eşine pek az rastlanacak bir başarı hikâyesi de ortaya koyduk. Demokrasi ile güvenlik hassasiyetlerinin birlikte muhafaza edilebileceğini gösterdik, büyümeyi feda etmeden terörle mücadele edilebileceğini gösterdik, uluslararası alanda ilişkileri koparmadan da hakkımızı, hukukumuzu savunabileceğimizi gösterdik."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin, terör örgütleri üzerine geldiğinde çekilmediğini, mücadeleyi tercih ettiğini, darbeciler karşısında geri çekilmediğini, darbecilerin yakasına yapıştığını, ekonomik saldırılar karşısında imkânlarını seferber ederek, destansı bir mücadele başlattığını dile getirdi.

Erdoğan, "Biz millet-i İbrahim, böyle millet-i İbrahim olmak kolay değil, işte bu milletin ruhunda, kökünde bu var. Elbette bu mücadelenin bir bedeli olduğunu biliyoruz ama şu gerçeğin de farkındayız, bugün bu bedeli ödemezsek yarın bize dünyayı dar ederler." dedi.

"Bu ülkeyi yıkmaya kimsenin gücü yetmeyecektir"

 "Bizim bu vatandan başka gidecek yerimiz var mı? Bizim bu bayrağından gölgesinden başka sığınacak yerimiz var mı?" sorularını yönelten Erdoğan, "Bazıları kendilerine Avrupa'yı, Amerika'yı, başka yerleri yurt yapmayı düşünüyor olabilir ama şahsen benim ve çok iyi biliyorum ki, 80 milyon vatandaşımın hiçbirinin geleceğini bu ülke dışında kurmak gibi bir hayali, bir düşüncesi yoktur. Altında doğduğumuz bu ay yıldızlı bayrağın dibinde ölmek, bizim için şereflerin en büyüğüdür. Onun için diyoruz ki bu ülkeyi ve bu milleti terörle, ekonomiyle, fitne fesatla yıkmaya kimsenin güce yetmeyecektir." değerlendirmesinde bulundu.

Şanlıurfa'da bin 700 yataklı şehir hastanesi kurulacak

Yatırım bedeli 600 milyon lirayı bulan 58 kalem eser ve hizmetin bugün toplu açılışının gerçekleştirildiğini belirten Erdoğan, Şanlıurfa'nın Eyyübiye ilçesinde 800 yataklı devlet hastanesinin de açılışının yapıldığını aktardı.

Erdoğan, ekranlardan hastanenin görüntüleri gösterildiği esnada, "200 yataklı hastaneden Eyyübiye'deki 800 yataklı modern eğitim ve araştırma hastanesine geçiyoruz. Şanlıurfa'ya hayırlı olsun diyorum ama yetmez. Bu kardeşinizin bir ideali, hedefi vardı. 14 yıl önce büyükşehirlerde sonra diğer şehirlerde 'Şehir hastaneleri kuralım' demiştim. Şimdi Şanlıurfa'nın merkezinde bir de bin 700 yataklı bir şehir hastanesine başlıyoruz. İhalesi yapıldı, inşaatı başlıyor. Öyle zannediyorum ki, 2-3 yıl içerisinde hastanemiz de biter ve ondan artık Şanlıurfa'nın sağlık diye bir sorunu olmayacak. Modern bir şehre işte bu tür hastaneler yakışır." ifadelerini kullandı.

Alanda toplanan vatandaşlara seslenen Erdoğan, "Biz sizi seviyoruz, Allah için seviyoruz. Biz bu millete aşığız. Biz bu milletin, bu vatanın dertlisiyiz. Laf ola beri gele değil, iş ola hizmete gele. Bunu yapıyoruz." diye konuştu.

Erdoğan, Şanlıurfa'nın ilçelerinde çeşitli sağlık yatırımlarının, 440 dersliğe sahip 20 ilkokul, ortaokul ve lisenin inşaatının tamamlandığını bildirerek, bugün açılışlarının gerçekleştirildiğini söyledi.

Harran Üniversitesinde yapımları tamamlanan araştırma laboratuvarı, araştırma-geliştirme merkezinin de açıldığını ifade eden Erdoğan, ayrıca Kredi ve Yurtlar Kurumunun Osmanbey Kampüsü'nde bin kişilik, Birecik'te de 300 kişilik iki ayrı öğrenci yurdunun açılışının bugün gerçekleştirildiğini dile getirdi.

Erdoğan, toplu açılış kapsamında, TOKİ'nin Harran'da tamamlayıp, hak sahiplerine teslim ettiği 74 konut ve bir caminin, 12 kilometrelik Şanlıurfa-Güneybatı Çevre Yolu'nun, restorasyonları tamamlanan Siverek'teki Hacıömer Camii ile Çarmelik Kervansarayı'nın bulunduğunu bildirdi.

Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi'nin yatırımlarına değinen Erdoğan, bu kapsamda asfalttan köprülü kavşaklara, atık su arıtma tesislerinden parklara kadar 176 milyon liralık yatırımların da açılışlarının yapıldığını belirtti.

Konuşmasının sonunda yatırımların Türkiye ve Şanlıurfa'ya hayırlı olması temennisinde bulunan Erdoğan, Başbakan Binali Yıldırım, bakanlar ve emeği geçen tüm kişi, kurumları tebrik etti.

"Su meselesini 3 yıl içiresinde Şanlıurfa gündeminden çıkaracağız"

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik de açılış töreninde yaptığı konuşmada Şanlıurfa'ya önemli yatırımlar yapıldığını söyledi.

Kentteki sulama meselesine değinen Çelik, bu meseleyi 3 yıl içerisinde Şanlıurfa gündeminden kaldıracaklarını bildirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Karadenizli olduğunu hatırlatan Çelik, "Horon dik oynanır. Allah'a şükür bizim Cumhurbaşkanımız dimdik. Allah'tan başka hiç kimseye boyun eğmeyeceğini ilk gün söyledi ve yola çıktı. Allah'a şükür dimdik yoluna devam ediyor. Şanlıurfalılar, dimdik duran Cumhurbaşkanımızın arkasında dimdik duruyorlar. Hepinize teşekkür ediyorum. Ayrıca sadece bunla kalmıyorsunuz namerde karşı da dimdik duruyorsunuz. O yüzden her türlü teşekküre layıksınız." diye konuştu.

"Bizim, masada müttefik görünüp sahada münafıklık yapanlara ihtiyacımız yok"

 Milletin sabrını kimsenin sınamaması gerektiğini belirten Çelik, şöyle devam etti:

"Kimse bu milletin sabrını zorlamasın. Şanlıurfalıların sabrını zorlamayın. Bizim, masada müttefik görünüp sahada münafıklık, sahte dostluk yapanlara ihtiyacımız yok. Millet bu devleti kurdu ve 15 Temmuz'da da bu devlete nasıl sahip çıktığını hep beraber gösterdi. FETÖ'ye, PKK'ya karşı dik duracak mıyız? Terör örgütlerine karşı dik duracak mıyız? Can Allah'tan. Canımız gider ama vatanımızdan bir çakıl taşı vermeyiz. Bunu herkes bilsin."

Notlar

Açılış töreninin yapıldığı Rabia Meydanı'nda tören öncesi Haliliye Belediyesi Mehteran Takımı konser verdi.

Meydanda, "Dik dur eğilme Şanlıurfa hep seninle", "Asım'ın nesli ve Akif'in sesi olan Sayın Cumhurbaşkanımız hoş geldiniz", "15 Temmuz'u unutmadık, unutturmayacağız" yazılı pankart ve afişler dikkati çekti.

Törene, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve milletvekilleri de katıldı.

Konuşmanın ardından Erdoğan ve beraberindekilerin kurdele kesimiyle, yapımı tamamlanan eserler hizmete alındı.

Erdoğan, konuşması sırasında ikindi ezanı okunması üzerine ezan bitene kadar bir süre bekledi.

Alandaki vatandaşlar Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı sık sık alkışladı.

Meydandaki halk "Şehitler ölmez vatan bölünmez." diye slogan attı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, toplu açılışı töreni sonrası Valiliğe geçerken güzergâhı üzerinde bulunan bir restorana girerek bir süre burada kaldı. ​


''