4.4.2017 / Gösterim Sayısı : 17072

Kendi kendine yeten bir hayvancılık sistemini oluşturuyoruz

#Konya Ereğli ve Karapınar'da STK Temsilcileri ve Üreticilerle Toplantı #Konya Ereğli ve Karapınar'da Çiftçilerle Toplantı

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, zor bir alan olan hayvancılığın özendirilmesi gerektiğine işaret ederek "Hayvancılıkla ilgili attığımız önemli adımlar var. Kendi kendine yeten hayvancılık sistemini milli tarım çerçevesinde oluşturuyoruz." dedi.

Çelik, Konya'daki programları çerçevesinde evvela Ereğli ilçesinde bir düğün salonunda düzenlenen toplantıda üreticilerle bir araya geldi. Burada üreticilere seslenen Çelik, Türkiye'nin dört bir tarafında referandum süreciyle ilgili koşturduklarını ifade etti.

Türkiye'de güçlü bir iktidar olduğunu belirten Çelik, "Zayıf iktidar olsaydı bugün Türkiye'de emekli olan kardeşimiz maaş almakta zorlanacaktı ama güçlü bir lider ve iktidar var. Dünyadaki, içerideki ve dışarıdaki hain güçlere karşı dimdik ayakta duran ve bunu milletimize hissettirmeyen bir iktidarın olduğunu özellikle bilmenizi istiyorum. Toprağı yele vermeyiz, toprağı sele de vermeyiz ama dost düşman herkes bilsin ki; toprağı ele hiç vermeyiz." diye konuştu.

Çelik, birilerinin, bu antidemokratik gidişata "dur" diyen kadronun karşısında eski oyunları oynayamadıkları için rahatsız olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti:

"Hollanda'nın ve Almanya'nın rahatsızlığı bu. 'Ben sizi uzaktan kumanda ediyordum, şimdi edemiyorum' diyor. Buradan Hollanda'ya sesleniyorum. Siz bu devirde krallıkla idare ediliyorsunuz. Türkiye'den size çıkıp; 'Niye krallıkla idare ediliyorsunuz' diye sordular mı? Almanya'da eyaletler var. Birimiz çıkıp dedik mi 'niye eyaletlerle idare ediliyorsunuz' diye? Sorduk mu? Yok. O halde kardeşim sen Türkiye'nin iç işlerine niye burnunu sokuyorsun Allah aşkına. 16 Nisan bunların kendi işlerimize burunlarını sokmama günüdür. Tam bağımsızlık günüdür. İstikrarlı bir yönetimin devamı için 16 Nisan'daki evetler çok önemli."

"Tüm mazlumların derdine merhem olan güçlü bir lider var Türkiye'de"

Çelik, Türkiye'ye düşmanlığın siyasi prim yaptığı bir dünyada yaşadıklarını bildirdi.

ABD Başkanı Donald Trump'ın çıkıp, "Ben yabancılara düşmanlık yapıyorum. Düşmanca bakıyorum" deyip seçimi kazandığını iddia eden Çelik, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Avrupa'da düşmanlık şimdi prim yapıyor. Türklere ve İslam'a düşman mısınız? Prim yapıyorsunuz ve seçim kazanıyorsunuz. Düşmanlık ve ırkçılık üzerine bina edilmiş bir dünya siyasetiyle karşı karşıyayız. Orta Doğu yanı başımızda. Orada ise kan gövdeyi götürüyor. Eskiden 'böl, yönet' diyorlardı. Şimdi yeni taktikle karşı karşıyayız. Şimdi, 'böl, yok et' taktiği uyguluyorlar. Avrupa'da ve dünyada lider yok. ABD seçim yapmış, liderlerinden memnun değil. Karmakarışık her taraf. Türkiye'de, hem ülkemizdeki hem dünyadaki mazlumların derdine merhem olan güçlü bir lider var. Birinci hedef Türkiye. İkinci hedef; acaba Recep Tayyip Erdoğan'ı alaşağı edebilir miyiz?"

"Üreticiyi mağdur etmeyiz"

Bakan Çelik, konuşmasında hayvancılık sorunlarına da değinerek, hayvancılığın özendirilmesi gerektiğine işaret etti. Çelik, "Hayvancılık zor bir alan. 400 bin ile 500 bin hayvan ithal ediyoruz. Yakışmıyor. Yapılması gerekenleri yapmamız gerekiyor. Hayvancılıkla ilgili attığımız önemli adımlar var. Kendi kendine yeten hayvancılık sistemini milli tarım çerçevesinde oluşturuyoruz." dedi.

Et konusunun da önemli olduğunu belirten Çelik, Et Balık Kurumu'nun karkas eti 23.80'den alım yaptığını hatırlattı. Piyasada fiyatın 24-24.5 arasında gezdiğini aktaran Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ama bir anda biz referandum için yollara çıktık, etin fiyatı 27.50'ye çıktı. Bunun üzerine Et ve Süt Kurumu regülasyon yaptı. Eti gereksiz yere hak etmediği ölçülere taşıyanlara karşı 80 milyonun hukukunu korumak için dedik ki; 'biz hemen devreye giriyoruz'. Normalde 23.80'e alıyoruz, 22.50'ye piyasaya sürüyoruz. Bunu spekülatörlerin heveslerini boğazlarına tıkamak için. Yoksa 22.50 bizim kalıcı fiyatımız değildir. Üreticiyi mağdur etmeyiz. Bizim derdimiz üretimi artırmak. Adamın ahırında 15 gün sonra kesilecek 10 bin hayvanı var. Geliyor Konya'da 'ben 26-27.50'ye hayvan alıyorum' diyor. Kaç tane hayvan alıyor, 300 hayvan. Bir anda piyasa 26-27'ye fırlıyor. Niye alıyor. Kendi 10 bin hayvanın fiyatını yükseltmek için 500 hayvanı gözden çıkarıyor. 500 hayvanı alıyor piyasayı yükseltiyor, sonra 10 bin hayvanı 27'den kestiriyor. Bunu engellemek için devlet üzerine düşen görevi yapmak durumundadır."

"Et ve Süt Kurumu süt fiyatları düştüğü için müdahale etti"

Çelik, süt üretiminin yaklaşık 19 milyon tona geldiğini belirtti.

Süt fiyatlarına da değinen Çelik, "Ulusal Süt Konseyi bir fiyat belirliyor. Bu sene de bir fiyat belirlediler, 121 kuruş. Arkadaş siz belirlediniz 121'den aşağı alamazsınız. Süt fiyatını belirleyen biz değiliz, o sütü alanlar beliriyor. O sütü alanlar böyle bir yanlışlık yapıyorlarsa onlarla uğraşmak bizim görevimiz." ifadesini kullandı.

Sütün daha fazla tüketilmesi gerektiğine dikkati çeken Çelik, "Sıkıntımız etrafta savaşın olması. Suriye, Irak ve İran'a gitmiyor. Bölgede çok ciddi bunalım var. Rusya ile sıkıntı yaşıyorsunuz. Süt ve ürünlerinin pazarlanmasında sorun yaşanıyor. Cumhuriyet tarihinde ilk kez bu dönemde Et ve Süt Kurumu, süt fiyatları düştüğü için müdahale etti. Amacımız üreticimizin etraftaki savaşlardan dolayı mağdur olmaması." diye konuştu.

Çelik, Konya'da 128 milyon liralık tarımsal destekleme paralarını cuma günü ödeyeceklerini, Kırsal Kalkınma Destekleri çerçevesinde 141 proje ile ilgili de onay verdiklerini ve yürürlüğe girdiğini bildirdi.

Bakan Çelik, ülke genelindeki bütün sivil toplum kuruluşlarıyla görüştüğünü vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Sizlerden aldığımız bilgiler neticesinde tarım politikaları belirleyeceğimizi söyledik ve yaptık. Üniversiteleri devreye koyduk. Yaptığımız çalışmayı da bir kitapçığa topladık. Dedik ki; 'topraktan kıymetli bir şey yok' Bu projenin adına da 'Milli Tarım Projesi' dedik. Bu projenin birinci amacı toprağı korumak. Mazot maliyetinin yüzde 50'si, gübre maliyetinin yüze 40'ını destekleyeceğiz. Tohum desteğini de yüzde 40 yapacağız."

"Erdoğan gibi güçlü liderlerin bu coğrafyada olmasını istemiyorlar"

Çelik, Ereğli programından sonra Karapınar ilçesinde bir düğün salonunda düzenlenen toplantıda çiftçilerle bir araya geldi.

Çelik, aziz ülkenin ve şehit kanlarıyla sulanmış olan toprakların üzerine çullanılmaya çalışıldığı bir dönemde 16 Nisan'a gittiklerini vurgulayarak, "16 Nisan istikrara gidiştir. 16 Nisan, koalisyonlardan kurtuluştur. 16 Nisan milli iradenin yönetime tam hâkim olmasıdır, milletin yönetime el koymasıdır. 16 Nisan uzlaşmadır. 16 Nisan ihtilafların ve kavgaların bittiği bir gelecektir." diye konuştu.

Anayasa değişikliğini Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan için yapmadıklarını söyleyen Çelik, şöyle devam etti:

"Erdoğan'ın ihtiyacı yok ki. Şu anda Cumhurbaşkanı ve devletin tepesinde. Biz bunları AK Parti için yapmıyoruz, çünkü AK Parti zaten iktidarda. Bakanlar Kurulu, Cumhurbaşkanı, Başbakan bizden. Bizim böyle bir şeye ihtiyacımız yok ki. Geçmiş dönemdeki kavgalardan sistemi kurtarmanın ve zaman kaybetmemenin yolu Türkiye'deki bu yönetim anlayışının tepede tekleşmesidir. Tek adam değil, Recep Tayyip Erdoğan haksızlığa karşı dik adamdır. Böyle olduğu için iftiralar atılıyor. İki şeyden kurtulmak istiyorlar. Birincisi; Türkiye'yi bölüp, parçalama hesapları var. İkincisi; Erdoğan gibi güçlü liderlerin bu coğrafyada olmasını istemiyorlar. Nasıl olacak? Uzaktan ayarlanacak kukla gibi, 'çevirdim in aşağıya, çevirdim çık yukarıya' diyecekleri, oynatacakları siyasilere ihtiyaçları var. İşte 16 Nisan bunlara verilecek en güzel cevaptır."

"Siz kime posta koyuyorsunuz?"

Çelik, son zamanlarda yaşanan olaylarla Avrupa'nın ne kadar demokrat ve insan haklarından yana olduğunu gördüklerini ifade etti.

Avrupa'ya seslenen Bakan Çelik, "Biz sizin içişlerinize karışmıyoruz. Türkiye'de sizi kendi işimize karıştırmayız. Siz kime posta koyuyorsunuz? Sizin posta koyduğunuz millet hangi millettir, bir bakınız. Tarihe şan ve şeref vermiş bir millet. Alparslan Malazgirt'e girerken, Fatih Sultan Mehmet İstanbul'a girerken engel olmaya çalıştılar. Mustafa Kemal ve arkadaşlarını Çanakkale'de geçmek istediler, geçemediler. 15 Temmuz'da da memleketi bölmek istediler bölemediler."

''