Tarım ve Kırsal Kalkınma Faslı

AB Tarım Bütçesi

AB’nin Tarım ve Kırsal Kalkınma faslına yönelik 2011 ve 2012 Bütçesi (Avro)

 

Destekleme Kaleminin Adı

2012

2011

Taahhüt

Ödeme

Taahhüt

Ödeme

Tarım ve Kırsal Kalkınma Politika Alanında İdari Harcamalar

134 535 040

134 535 040

133 505 211

133 505 211

Tarımsal Piyasalara Müdahaleler

3 146 910 000

3 147 875 000

2 968 410 000

2 966 242 495

Doğrudan Ödemeler

40 673 700 000

40 673 700 000

39 771 100 000

39 771 100 000

Kırsal Kalkınma

14 611 644 442

12 748 345 486

14 432 151 552

12 558 160 388

Tarım ve Kırsal Kalkınma Alanında Katılım Öncesi Önlemler

237 458 000

63 600 000

215 000 000

71 318 207

Tarım ve Kırsal Kalkınma Politika Alanında Uluslararası Görünüm

6 515 000

6 515 000

6 360 000

6 055 858

Tarımsal Harcamaların denetimi

-61 700 000

-61 700 000

- 262 500 000

-262 500 000

Tarım ve Kırsal Kalkınma Politika Alanlarının Koordinasyonu ve Politika Stratejisi

45 810 537

46 251 539

27 232 532

24 696 433

TOPLAM

58 794 873 019

56 759 122 065

57 291 259 295

55 268 578 592

Kaynak: http://eur-lex.europa.eu/budget/data/DB2012/EN/SEC03.pdf

08.02.2013  tarihinde güncellenmiştir.​

AB'de Destekler

AB’de tarım sektörü, halihazırda AB bütçesinin önemli bir kısmını oluşturmaktadır. 2010 yılında, yaklaşık 140 milyar Avroluk toplam AB bütçesinin yaklaşık %42’sine tekabül eden 58,3 milyar Avro’sunu tarım harcamaları oluşturmuştur. Toplam tarım harcamaları içerisinde de % 67’lik pay ile doğrudan ödemeler en büyük kalemi oluşturmakta olup, bunu % 25 ile kırsal kalkınma harcamaları ve % 7 ile piyasa önlemlerine yapılan harcamalar takip etmektedir.

Tablo-1: 2010-2012 AB Tarım Harcamaları (1000 Avro)

Önlemler

                       2010

                2011

                2012

Doğrudan Ödemeler

39.675.7

39.771.100

40.673.700

Üretimden bağımsız yardımlar

33.825.0

36.324.0

37.354.0

Diğer doğrudan yardımlar

5.847.0

3.447.0

3.317.7

İlave yardım miktarı

3.670,2

0.1

2.0

Piyasa Önlemleri

3.985.2

2.969.4

3.146.9

Kırsal Kalkınma

14.585.4

14.432.2

14.611.6

TOPLAM

58.880.4

57.292.2

58.794.8

Kaynak: AB Tarım ve Kırsal Kalkınma Genel Müdürlüğü

1960’lı yıllarda oluşturulan AB Ortak Tarım Politikası (OTP), AB’de tarım sektörüne verilen desteğin temellerini oluşturmakta olup, zaman içerisinde değişen iç ve dış koşullara bağlı olarak sürekli bir reform sürecinde olmuştur.

OTP’de ve dolayısıyla AB’nin tarımsal destekleme sisteminde en köklü reform 2003 yılında gerçekleştirilmiş olup, bu reform kapsamında çiftçilere verilen desteğin büyük çoğunluğunun üretimle bağlantısı kesilmiş ve böylelikle çiftçilerin daha piyasaya yönelik üretim yapmalarının teşvik edilmesi amaçlanmıştır. Bunun yanı sıra desteklerin verilmesi, çiftçilerin bazı çevre standartları ile hayvan ve bitki sağlığına ilişkin standartlara uymaları koşuluna bağlanarak çevrenin korunması ve tüketicinin daha sağlıklı gıdaya erişiminin temin edilmesi sağlanmaya çalışılmıştır. Tarımsal destekleme sistemine ilişkin bu yeni yönelim, sonradan gerçekleştirilen düzenlemelerle de derinleştirilerek devam etmiştir.

Halihazırda OTP kapsamında verilen destekler ile desteklerin yönetimi ve kontrolüne ilişkin kurallar, 73/2009 sayılı Konsey Tüzüğü ile getirilmiştir. Anılan Tüzük ile çiftçiler için Tek Ödeme Planı (TÖP) olarak adlandırılan, üretimden bağımsız destekleme sistemi ile diğer üretimle bağlantılı doğrudan desteklere ilişkin kurallar getirilmekte, yeni Üye Devletlerdeki çiftçiler için geçici ve basitleştirilmiş gelir desteği planı (Tek Alan Ödemesi Planı-TAÖP) oluşturulmaktadır. 

TÖP çerçevesinde üreticiler, 2000-2002 yılları (referans dönem) arasında almış oldukları doğrudan destek miktarı (referans miktar) temelinde bir desteklemeden faydalanmaktadır. Bazı ülkeler ise, bölgesel uygulamayı tercih etmiş olup, belirledikleri bölgedeki tüm çiftçilerin referans dönemde aldıkları ödeme miktarının toplamının, bölgedeki çiftçi sayısına bölünmesiyle elde edilen miktarı, çiftçilere eşit olarak paylaştırabilmektedir. Ayrıca, çevresel mülahazalar ile hayvan ve bitki sağlığına yönelik endişelerin giderek önem kazanmasıyla birlikte, doğrudan ödemelerden faydalanmak isteyen üreticilerin, çapraz uyum olarak tabir edilen ve tarımsal arazilerin iyi tarımsal ve çevresel koşullarda muhafaza edilmesi ile çevrenin korunması, bitki ve hayvan sağlığı ve hayvan refahıyla ilgili standartlara riayet etmesi gerekmektedir.

TÖP’ün yanı sıra çiftçiler, bazı ürünler açısından üretimle bağlantılı doğrudan destek de almakla birlikte, bu desteklerin oranı giderek azaltılmakta olup, çoğunluğu üretimden bağımsız hale getirilmiştir. Bu kapsamda, 2012 yılından itibaren, emziren inek primi, koyun ve keçi primi ile pamuk primi dışındaki tüm ödemeler, TÖP kapsamına alınarak üretimden bağımsız hale getirilmiştir.

Desteklerin üretimden bağımsız tek bir ödeme şeklinde verilmesi genel kural olarak kabul edilmesine rağmen, Üye Devletler için iki istisna öngörülmüştür. Bunlardan birincisi kısmi uygulama kapsamında bazı desteklerin bir kısmının üretimle bağlantılı olarak verilmeye devam etmesi, diğeri ise Üye Devletlerin bazı sektörler için, kendilerine tahsis edilen toplam ödeneğin % 10’una kadar ilave destek ödemesi yapabilmeleridir.

Diğer taraftan, 2004 ve 2007 yılında AB’ye üye olan devletler için farklı ve daha basit bir destekleme sistemi öngörülmüştür. Yeni Üye Devletlerin, daha önce AB destekleme sistemi ve mekanizmaları konusunda tecrübelerinin olmaması ile bu ülkelerdeki çiftçilere yönelik referans miktarın hesaplanamaması nedeniyle, bu ülkeler için, Tek Alan Ödemesi Planı (TAÖP) olarak adlandırılan basitleştirilmiş bir ödeme planı getirilmiştir. TAÖP, hektar başına sabit oranlı bir ödeme olup, hektar başına ödeme miktarı, sözkonusu ülkeye sağlanan toplam destek miktarının, kullanılan tarımsal araziye bölünmesi yoluyla hesaplanmaktadır. TAÖP, 2013 yılı sonuna kadar uygulanabilecektir. Diğer taraftan, yeni Üye Devletler için doğrudan ödemelerin ilk aşamada eski AB ülkelerindeki oranda ödenmemesi kararlaştırılmış olup, bu devletler için 10 yıllık bir geçiş dönemi öngörülmüştür. Dolayısıyla bu ülkeler, 2013 yılından itibaren eski AB ülkelerinde uygulanan oranda doğrudan destek almaya başlayacaktır.

Yeni Üye Devletlerde doğrudan ödemeler aşamalı olarak uygulamaya koyulmakla birlikte, Komisyon’un onayı alınmak kaydıyla, sözkonusu ülkelerin kendi ulusal bütçelerinden sağlayacakları ilave doğrudan destek ile bu miktarı artırma imkanı bulunmaktadır. Bu kapsamda yeni Üye Devletler, (i) tüm doğrudan ödemeler için, ilgili yılda uygulanabilir doğrudan destek miktarının % 30’una kadar ilave yardım verebilmekte, YA DA (ii) TÖP kapsamında olanlar dışındaki doğrudan ödemeler için, ürün bazında, katılım öncesinde yeni Üye Devlette uygulanmakta olan OTP benzeri ulusal programlar kapsamındaki ödemeleri, % 10 oranında artırabilmektedir. 

3. Tarımsal Desteklemelere İlişkin Yeni Reform Önerileri

AB Komisyonu, tarımsal desteklerin Üye Devletler arasında daha adil şekilde dağıtılması ve desteklerin artan fiyat dalgalanmalarına ve çevresel endişelere daha iyi cevap verecek biçimde gözden geçirilmesi konusundaki talepler ile son yıllarda yaşanan gıda krizleri ve küresel ısınma tehdidi karşısında,  2013 sonrası Ortak Tarım Politikası’nın (OTP) nasıl şekillendirilmesi gerektiğine ilişkin olarak, 12 Ekim 2011 tarihinde, reform önerilerini açıklamıştır.

Bu bağlamda, doğrudan ödemelere ilişkin Tüzük ile önerilen düzenlemeler şu şekildedir:

Ø  Tarımsal faaliyet ve aktif çiftçi tanımı, desteklerin asıl hedef kitleye ulaşmasını sağlamak amacıyla değiştirilmiştir.

Ø  2014 yılından itibaren, eski Üye Devletlerde uygulanan Tek Ödeme Planı ve yeni Üye Devletlerde uygulanan Tek Alan Ödemesi Planı’nın yerine, tüm AB çapında uygulanacak ödeme programı olan “Temel Ödeme Planı” getirilmektedir.

Ø  Doğrudan ödemelerin daha çevreci hale getirilmesi (“greening”) kapsamında, çapraz uyumun ötesine geçen ve 2. Sütun önlemleri için temel oluşturan, iklim ve çevre için yararlı, tüm çiftçilerin uyması gereken belirli tarımsal uygulamaların (ürün farklılaştırması, kalıcı meraların muhafaza edilmesi, ekolojik odaklı alanlar) yapılması karşılığında çiftçilere, Üye Devletlerin yıllık ulusal mali tavanının % 30’u oranında bir ödeme yapılması önerilmektedir.

Ø  Belirli doğal kısıtlamalarla karşı karşıya olan çiftçiler için, kırsal kalkınma kapsamındaki mevcut yardımlara ek olarak Üye Devletlerin yıllık ulusal mali tavanının % 5’i oranına kadar, gönüllü yardım verilmesi hükmü getirilmektedir.

Ø  Zor şartlar altında gerçekleştirilen ve ekonomik ve sosyal gerekçelerle sürdürülmesi önemli olan belirli tarımsal faaliyet türleri veya belirli tarımsal sistemler için Üye Devletlerin yıllık ulusal mali tavanın % 5’i oranına kadar, gönüllü üretimle bağlantılı destek verilmesi olasılığının devam ettirilmesi önerilmektedir.

Ø  Tarımsal faaliyete yeni başlayan genç çiftçiler için, azami 5 yıl süre ile Üye Devletlerin yıllık ulusal mali tavanının % 2’si oranına kadar, kırsal kalkınma kapsamındaki kurulum yardımını tamamlayıcı şekilde bir tarıma başlama ve kurulum yardımı önerilmektedir.

Ø  Küçük çiftçiler için, Üye Devletlerin yıllık ulusal mali tavanının % 10’u oranına kadar, çapraz uyum ve kontrol yükümlülükleri azaltılarak basitleştirilmiş yardım programı getirilmesi önerilmektedir. Bu yardım, yeni başlayan çiftçileri değil, sadece halihazırda tarımla uğraşan mevcut çiftçileri kapsamaktadır.

Ø  Pamuk için ürüne özel ödemenin devamı önerilmektedir.

Ø  Büyük çiftlikler için desteklere sınırlama getirilmesi ve aşamalı olarak azaltılması sözkonusudur. 300.000 Avrodan fazla destek alan çiftliklere ödeme yapılmayacaktır.

Sözkonusu önerilere ilişkin mevzuatın, Avrupa Parlamentosu ve Konsey’de tartışılmasının ardından, 2013 yılı sonuna kadar kabul edilmesi ve 1 Ocak 2014 tarihinden itibaren de reformun uygulanması beklenmektedir.  

 

 

 

09.02.2013  tarihinde güncellenmiştir.

Ortak Tarım Politikası

​ORTAK TARIM POLİTİKASI (OTP)

- Teknik ilerlemenin özendirilmesi, tarımsal üretimin rasyonelleştirilmesi ve üretim faktörlerinin, özellikle işgücünün optimal kullanımının ve verimliliğinin artırılması,

- Tarımsal nüfusun yaşam düzeyinin, özellikle tarımda çalışanların gelirinin artırılması yoluyla yükseltilmesi,

- Piyasalarda istikrar sağlanması,

- Düzenli bir ürün arzının garanti altına alınması,

- Tarım ürünlerinin tüketicilere uygun fiyatlarla ulaştırılmasının sağlanmasıdır.

B- İLKELERİ:

 OTP, bu amaçlara ulaşma yolunda ‘tek pazar ilkesi’, ‘Topululuk tercihi ilkesi’ ve ‘ortak mali sorumluluk ilkesi’ olmak üzere üç ilkeye dayanmaktadır. 

Tek Pazar İlkesi, üye ülkelerde tarım ürünlerinin serbest dolaşımını engelleyen tüm kısıtlamaların kaldırılarak bir Tek Pazar oluşturulmasını öngörmekte, bunun için ortak fiyat ve rekabet kurallarını, üye ülkelerde istikrarlı bir döviz kurunu ve dış pazarlara karşı sınırlarda ortak bir korumayı gerektirmektedir. Pazarı bir bütün olarak ele alan bu ilke, birlik genelinde aynı ürünlere aynı fiyatların uygulanmasını öngörmektedir. 

Topluluk tercihi ilkesi Birlik içinde üretilen ürünlere öncelik tanınmasını amaçlamakta, bunun için AB tarım ürünlerinin ithalata karşı korunmasını, ihracatının ise sübvanse edilmesini gerektirmektedir.

Ortak mali sorumluluk ilkesi OTP'ye ilişkin tüm harcamaların Birlik üyeleri tarafından ortaklaşa üstlenilmesini amaçlamaktadır. Bu bağlamda Nisan 1962'de AB bütçesinde Tarımsal Yönlendirme ve Garanti Fonu (FEOGA) oluşturulmuştur. OTP’nin gerektirdiği fonlar, üye ülkelerce birlikte sağlanır. Bu politikanın sonucunda elde edilen gelirler, Birliğin özkaynağını oluşturur. 

İkinci Dünya Savaşı sonrası ortaya çıkan kıtlık endişesinin yanı sıra, savaş sonrasında Avrupa Birliği aktif nüfusunun çok önemli bir bölümünü oluşturan tarım sektörü çalışanlarının gelir düzeylerinin korunması ve üyelerin ulusal tarım politikaları arasındaki farklılıkların giderilmesi zorunluluğu Birliği, bir ortak tarım politikası oluşturmaya yöneltmiştir. Bunun sonucunda 1962 yılında, tüm üye ülkeler tarafından uyulması zorunlu olan bir Ortak Tarım Politikası (OTP) benimsenmiştir. OTP, AB üyesi ülkelerin tarım politikalarının gerek ekonomik gerek siyasi anlamda ortak bir çerçevede yönetilmesi esasına dayanmaktadır ve AB’nin ilk ortak politikasıdır.

 A- AMAÇLARI:

Avrupa Birliği Ortak Tarım Politikası, Birlik içerisinde tarımsal üretimi ve verimliliği arttırmak, AB üreticilerine daha iyi bir yaşam seviyesi yaratmak, tarımsal ürün pazarını korumak ve dengede tutmak, tüketicilere uygun fiyatlarla tarımsal ürünler sunabilmek amaçlarını gütmektedir.

Avrupa Birliği’nin kurucu antlaşması olan Roma Antlaşması’nın 38- 47. maddeleriyle (Amsterdam Antlaşması 32- 38. maddeleri) yasal çerçevesi belirlenen OTP’nin amaçları 33. madde ile şöyle sıralanmıştır:


AB Kırsal Kalkınma Politikası

AB, 2007 yılında yaşadığı son genişleme ile birlikte 27 üyeli bir yapıya kavuşmuştur. Toplam AB nüfusunun %56’sı kırsal alanda yaşamakta olup, toplam alanının %92’sini kırsal alan oluşturduğundan, AB için kırsal kalkınma politikası, hayati bir öneme sahiptir ve öncelikli politika alanları arasında yer almaktadır. Ayrıca toplam istihdamın %53’ü ve brüt üretim değerinin %45’i kırsal alanlarda gerçekleşmektedir.


AB’nin Yıllar İtibariyle Kırsal Kalkınma ve Ortak Tarım Politikasına (OTP) Tahsis Ettiği Bütçe ve Oranı aşağıdaki tabloda yer almaktadır.


Yıllar

Kırsal Kalkınma

(Milyar €)

Ortak Tarım Politikası

(Milyar €)

Oranı

(%)

2007

9,6

52,4

18,3

2008

11,3

52,4

21,6

2009

10,2

51,4

19,8

2010

13,3

56,7

23,5

2011

12,5

55,2

22,6

2012

12,7

56,7

22,4

Kaynak: AB Komisyonu, Tarım ve Kırsal Kalkınma Genel Müdürlüğü


2007–2013 Kırsal Kalkınma Politikasının yapısına bakılacak olursa AB Kırsal Kalkınma Tüzüğü altında yer alan tedbirler genel olarak 3 konuya odaklanmaktadır. Bunlar;

  1. Tarım ve Ormancılık sektörünün rekabet gücünün iyileştirilmesi,
  2. Çevre ve kırsal peyzajın iyileştirilmesi,
  3. Kırsal ekonominin çeşitlendirilmesi ve kırsal alanlarda hayat kalitesinin iyileştirilmesidir.


Bunun yanında Kırsal Kalkınma Politikasının bir unsuru olan LEADER yaklaşımı kapsamında yerel aktörlerin katılımı ile o yöreye ait sorunların belirlenmesi ve sorunların çözümlerine yönelik bireysel projelerin oluşturulması amaçlanmaktadır. Bu çerçevede AB 2007-2013 kırsal kalkınma politikası kapsamında yer alan eksenler ve tedbirler aşağıdaki şekilde gösterilmektedir.

 

 untitled.JPG
Şekil 2. AB 2007-2013 Kırsal Kalkınma Politikası Kapsamında Eksenler ve Tedbirler


AB’nin Kırsal Kalkınma Tüzüğü (1698/2005 EC) kapsamında yer alan tedbirler aşağıda gösterilmektedir;

  • Tarımsal İşletmelere yönelik yatırım yardımları
  • Tarımsal ürünlerin işlenmesi ve pazarlanmasına yönelik yatırım yardımları
  • Geleneksel peyzajın ve yapıların korunması
  • Kamu yararına çiftlik binalarının yerinin değiştirilmesi
  • Sektöre genç çiftçilerin girişinin sağlanması
  • Tarımsal faaliyetlerin sonlandırılması veya erken emeklilik için yardım
  • Çevresel ve hayvan refahı yardımları
  • Tarım-çevre ve hayvan refahı taahhütlerine yardım
  • Natura 2000 ödemeleri ve 2000/60/EC Direktifine bağlı ödemeler
  • Belirli alanlardaki handikapların tazminine yönelik yardımlar
  • Standartların karşılanmasına yönelik yardımlar
  • Üretici gruplarına yönelik yardımlar
  • Arazileri yeniden parselleme yardımı
  • Kaliteli ürün üretimi ve pazarlanmasına yönelik yardımlar
  • Tarım sektörüne teknik destek sağlanması
  • Hayvancılık sektörüne yönelik yardımlar

 

2013 Sonrası AB’de Kırsal Kalkınma Politikaları

Komisyon, 2013 sonrası Ortak Tarım Politikasının (OTP) nasıl şekillendirilmesi gerektiğine ilişkin olarak, 12 Ekim 2011 tarihinde, reform önerilerini açıklamıştır. Bu çerçevede önümüzdeki dönemde uygulanması planlanan yeni kırsal kalkınma politikasının amaçları şu şekilde özetlenebilir:

  • ​    Tarım, ormancılık ve kırsal alanda yenilik ve bilgi transferinin hızlandırılması
  •     Tarımsal üretimin tüm alanlarında rekabetin artırılması ve işletme verimliliğinin sağlanması
  •     Tarımda gıda zinciri organizasyonunun ve risk yönetiminin geliştirilmesi
  •     Tarım ve ormancılığa dayalı ekosistemin korunması ve geri kazanımı 
  •     Tarım, gıda ve ormancılık sektöründe düşük karbon ve iklime dayanıklı tedbirlerin desteklenmesi ve kaynak etkinliğinin geliştirilmesi
  •     ​Kırsal alanlarda sosyal katılım, yoksulluğun azaltılması ve ekonomik gelişmenin sağlanması 

AB'de Devlet Yardımları

Genel anlamda devlet yardımı “kamu kaynakları ile bir sektöre, bir ya da birkaç firmaya sağlanan her türlü ekonomik avantaj” olarak tanımlanmaktadır. Avrupa Birliği’nde devlet yardımları, 8. Fasıl Rekabet Politikası kapsamında yer almaktadır. Genel devlet yardımları mevzuatı, topluluğu kuran Roma Antlaşması’nın 87, 88. ve 89. maddelerinden oluşmaktadır. AB’de devlet yardımları Enerji, Mali Hizmetler, Bilgi ve İletişim teknolojileri, Medya, Motorlu Taşıtlar, İlaç, Mesleki Hizmetler, Telekomünikasyon, Tarım, Tüketim Malları ve Spor sektörleri olmak üzere toplam 11 farklı sektöre verilmektedir.

Avrupa Birliği’nde tarım sektöründe uygulanan devlet yardımları Toplulukta bazı genel kurallara tabi olmakla beraber, sektörün kendine has özellikleri nedeniyle özel kuralları oluşturan bir alan olmuştur. Tarım sektörüne verilecek devlet yardımları Anlaşmanın EK-1 listesindeki ürünleri kapsayacak şekilde verilmektedir. Tarımsal devlet yardımlarına ilişkin yasal dayanak ise 27 Aralık 2006 tarih ve 319 No’lu  AB Resmi Gazetesi’nde yayımlanan 2007–2013 yıllarını kapsayan Tarım ve Ormancılık sektörü için Topluluk Kılavuzu, Topluluğu kuran Antlaşmanın 87. ve 88. Maddelerinin, tarımsal ürünlerin üretiminde faaliyet gösteren küçük ve orta ölçekli işletmelere verilecek yardım uygulamasına ilişkin 15 Aralık 2006 tarih ve 1857/2006/EC sayılı Komisyon Tüzüğü, Topluluğu kuran Antlaşmanın 87. ve 88. Maddelerinin, tarım sektörüne verilen “ De Minimis” yardımına uygulanmasını içeren 21 Aralık 2007 tarih ve 3337 sayılı AB Resmi Gazetesi’nde yayımlanan 1535/2007/EC sayılı Komisyon Tüzüğü ve 20 Eylül 2005 tarih ve 1698/2005 sayılı Kırsal Kalkınma İçin Avrupa Tarımsal Fonu Tarafından Kırsal Kalkınmanın Desteklenmesine İlişkin Konsey Tüzüklerinden oluşmaktadır.

AB’de tarımsal devlet yardımları teorik olarak AB Rekabet Genel Müdürlüğü faaliyet alanına girmektedir. Ancak tarımsal ürünlerin üretimi, işlenmesi ve pazarlanmasının kontrolünden Tarım ve Kırsal Kalkınma Genel Müdürlüğü sorumludur. AB’de tarım sektöründe devlet yardımları 3 farklı perspektif temelinde verilmektedir. Bu perspektifler, tarımsal devlet yardımlarının rekabet politikasının genel kurallarına uyması, tarım sektöründe devlet yardımlarının Topluluk Ortak Tarım Politikası ile kırsal kalkınma politikalarına uyumlu olması ve tarımsal devlet yardımlarının özellikle DTÖ Tarım Anlaşması gibi uluslararası antlaşmalardan doğan yükümlülüklere uygun olması zorunluluğudur. AB’de Tarıma yönelik olarak verilen devlet yardımları aşağıda yer almaktadır;

a)      İşletme Dönemi Yardımları

b)      Kırsal Kalkınma Tedbirleri

c)      Risk ve Kriz Yönetimi

d)      Diğer Yardımlar

e)      Blok Muafiyetler

a)   İşletme Dönemi Yardımları

Bir ürünün fiyatına, miktarına, üretim araçlarının birimlerine bağlı olarak verilen yardımlardır. Komisyon tarafından, üye ülkelerin bireysel olarak işletme dönemi yardımı vermesi tamamen yasaklanmıştır. OTP kapsamında verilen tüm desteklemeler (tek ödeme sistemi, tek alan ödeme sistemi, doğrudan destekler vb.) muaf tutulmuştur. Ayrıca verilecek devlet yardımı, 1234/2007 sayılı Tek OPD tüzüğüne tezat oluşturmayacak şekilde verilme zorunluluğu bulunmaktadır.

b)   Kırsal Kalkınma tedbirleri

Kırsal kalkınma politikası kapsamında yer alan toplam 14 tedbirden oluşmaktadır. Bunlar:

a)      Tarımsal İşletmelere yönelik yatırım yardımları

b)      Tarımsal ürünlerin işlenmesi ve pazarlanmasına yönelik yatırım yardımları

c)      Geleneksel peyzajın ve yapıların korunması

d)      Kamu yararı yönünde çiftlik binalarının yerinin değiştirilmesi

e)      Sektöre genç çiftçilerin girişinin sağlanması

f)       Tarımsal faaliyetlerin sonlandırılması veya erken emeklilik için yardım

g)      Çevresel ve hayvan refahı yardımları

         Tarım-çevre ve hayvan refahı taahhütlerine yardım

         Natura 2000 ödemeleri ve 2000/60/EC Direktifine bağlı ödemeler

h)      Belirli alanlardaki olumsuz şartların tazminine yönelik yardımlar

i)        Standartların karşılanmasına yönelik yardımlar

j)        Üretici gruplarına yönelik yardımlar

k)      Arazileri yeniden parselleme yardımı

l)        Kaliteli ürün üretimi ve pazarlanmasına yönelik yardımlar

m)   Tarım sektörüne teknik destek sağlanması

n)      Hayvancılık sektörüne yönelik yardımlar

c)    Risk ve kriz yönetimi Yardımı

·         Tarımsal araçların veya üretim araçlarının uğradığı zararların tazminine yönelik yardımlardır. Bu alanda verilen yardımlar aşağıda belirtilmektedir.

Ø  Doğal afet ve olağanüstü durumlarda oluşan hasarların giderilmesine yönelik yardımlar

Ø  Kötü hava şartları nedeniyle oluşan çiftçilerin kayıplarının tazminine yönelik yardımlar

Ø  Hayvan ve bitki hastalıkları ile mücadele yardımları

Ø   Sigorta primlerinin ödenmesine yönelik yardımlar

·         Üretim, işleme, veya pazarlama kapasitesinin kapatılması yardımı

·         Kurtarma ve yeniden yapılandırma

d)   Diğer Yardımlar

·         İstihdam için yardımlar

·         Araştırma ve Geliştirme için Yardımlar

·         Tarım sektörüne uygulanabilir yatay yardım araçları

·         Tarım ürünlerine yönelik reklam yardımları

·         Kısa dönemli krediler şeklinde yardımlar

·         2003/96/EC sayılı Direktif kapsamında vergi muafiyetleri ile ilişkili yardımlar

e)   Blok Muafiyetler

AB Konseyinin 994/98/EC sayılı tüzüğü, AT antlaşmasının 87. ve 88. Maddelerinin bazı yatay devlet yardımlarına uygulanmasını ele almaktadır. Bu tüzüğün temel amacı, etkin kontrol yapısını bozmadan sistemi kolaylaştırıcı hale getirerek AT Antlaşmasının 88-3. Maddesinde belirtilmekte olan yeni bir yardım planında veya değişikliğinde Komisyon’a bildirimde bulunulması yükümlülüğünün istisnalarını belirlemektir. Bildirim yükümlülüğünden muaf tutulabilecek devlet yardımları aşağıda belirtilmektedir:

·         KOBİ’lere Yönelik Yardımlar

·         AR-GE yardımları

·         Çevre Korumaya Yönelik Yardımlar

·         İstihdam ve Eğitim Yardımları

·         Üye Ülkelerin Bölgesel Yardımları


Şekil 1. AB'de 2010 yılında Tarıma Verilen Toplam Devlet Yardımı Tutarları, Milyon €

dy.JPG
Kaynak: AB Komisyonu, Tarım ve Kırsal Kalkınma Genel Müdürlüğü

 

Komisyon, 20 Aralık 2012 tarihinde 2014-2020 dönemine yönelik tarım ve ormancılık sektöründe devlet yardımı kurallarının yeniden düzenlenmesi ve yardımların kontrolünün daha etkin yapılabilmesi amacıyla kamu istişaresini başlatmıştır. Bahse konu istişare 20 Mart 2013 tarihinde sona erecek olup, Komisyonun hazırladığı “Devlet Yardımları Modernizasyonu Girişimi” adlı belge çerçevesinde yapılacaktır. Söz konusu belge ile güçlü, dinamik ve rekabetçi iç pazar içerisinde ekonomik büyümenin teşvik edilmesi, iç pazarda ekonomik etkisi büyük olan konulara odaklanılması, kuralların basitleştirilmesi ve daha hızlı karar alınması amaçlanmaktadır.

AB'de Organik Tarım

​Organik Tarım; üretimde kimyasal girdi kullanmadan, mevzuatın izin verdiği girdiler kullanılarak, üretimden tüketime kadar her aşaması kontrollü ve sertifikalı tarımsal üretim biçimidir. Organik tarımın amacı; toprak ve su kaynakları ile havayı kirletmeden, çevre, bitki, insan ve hayvan sağlığını korumaktır. 

AB’nin Organik Tarıma ilişkin yasal düzenlemeleri:

  • Organik üretim ve organik ürünlerin etiketlenmesine dair 28 Haziran 2007 tarih ve 834/2007 sayılı Konsey Tüzüğü
  • ​Organik ürünlerin üretimi, etiketlenmesi ve kontrolüne ilişkin ayrıntılı kuralları belirten 5 Eylül 2008 tarih ve 889/2008 sayılı Komisyon Tüzüğü
  • ​Üçüncü ülkelerden organik ürün ihracatına yönelik ayrıntılı kuralları belirten 8 Aralık 2008 tarih ve 1235/2008 sayılı Komisyon Tüzüğü

834/2007 sayılı Konsey Tüzüğü ile genel çiftlik üretim kuralları, bitkisel üretim kuralları, deniz yosunu üretim kuralları, hayvancılık üretim kuralları, su ürünleri üretim kuralları ile bazı istisnai durumlar düzenlenmiştir.

889/2008 Sayılı Komisyon Uygulama Tüzüğü’nün bitkisel üretim kuralları kapsamında toprak yönetimi ve gübrelere ilişkin sınırlamalar, topraksız üretimin yasaklanması, zararlılar, hastalıklar ve yabancı otlarla mücadele kuralları, mantar üretimi kuralları, geçiş sürecine ilişkin kurallar, paralel üretim ve tohum veri tabanına ilişkin kurallar düzenlenmiştir. 

889/2008 Sayılı Komisyon Uygulama Tüzüğü’nün hayvansal üretim kuralları kapsamında hayvanların kökeni, hayvan barınakları ve yetiştiricilik kuralları, yemler, hayvan sağlığı ve geçiş sürecine ilişkin kurallar düzenlenmiştir.

889/2008 Sayılı Komisyon Uygulama Tüzüğü ayrıca deniz yosunu üretim kuralları, su ürünleri üretim kuralları ile bazı istisnai durumlara ilişkin ayrıntılı düzenlemeler getirmiştir.

1235/2008 sayılı Komisyon Tüzüğünde organik ürünlerin 3. Ülkelerden ithalatına ilişkin kurallar belirtilmiştir. Bahse konu tüzükte eşdeğerlik amaçlı Komisyon tarafından onaylanmış kontrol birimlerinin listesi bulunmaktadır. Bu listede eşdeğerlik amaçlı Türkiye için onaylanmış kontrol birimleri aşağıda sıralanmıştır. 

- CERES Certification of Environmental Standards GmbH’in,

- Ecocert SA’nın Istituto Mediterraneo di Certificazione

- Austria Bio Garantie GmbH

- BCS Öko-Garantie GmbH

- Control Union Certifications

- Ekolojik Tarim Kontrol Organizasyonu

- IMO Institut für Marktökologie GmbH

- Istituto Certificazione Etica e Ambientale (ICEA) 

- Istituto Mediterraneo di Certificazione s.r.l.

- Lacon GmbH

Ülkemizde organik tarım faaliyetleri ithalatçı firmaların istekleri doğrultusunda ihracata yönelik olarak 90’lı yıllarda başlamıştır. 5262 sayılı “Organik Tarım Kanunu” 03.12.2004 tarihli ve 25659 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. Bu Kanuna gereğince hazırlanan ve AB mevzuatına uyumlu “Organik Tarımın Esasları ve Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik” 18.08.2010 tarihli ve 27676 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Bahse konu yönetmelikte 2011 ve 2012 yıllarında değişiklikler yapılmıştır.  

Ülkemizin AB ülkelerine organik ürün ihracatını kolaylaştırmak amacıyla AB’nin üçüncü ülkeler listesine dahil edilmesi için çalışmalar yapılmakta olup, bu kapsamda Komisyon’a teknik dosya iletilmiştir. 

20.02.2013  tarihinde güncellenmiştir.


Çiftlik Muhasebe Veri Ağı (ÇMVA)

​ÇMVA, Ortak Tarım Politikasının şekillendirilmesi amacıyla Avrupa Birliği Komisyonu tarafından kullanılan ve bünyesinde fiziksel verilerin yanısıra ekonomik verilerin de yer aldığı araçların en önemlilerindendir. ÇMVA ile toplanan veriler, başta işletmelerin yıllık tarımsal gelirlerinin belirlenmesi ve izlenmesi ile işletmelerin performanslarının ölçülmesi olmak üzere birçok farklı amaçla (bilimsel araştırmalar, afet yardımları, vb.) kullanılmaktadır. Böylece uygulanan tarım politikalarının sektöre etkileri ölçülebilmektedir. ÇMVA sistemi işletme bazlı mikro ekonomik verilerin toplanarak analiz edildiği yegane mekanizmadır.

AB üyesi ülkeler için 1965 yılından bu yana zorunluluk olan ÇMVA sistemi sayesinde 27 Üye Ülkede 6.400.000 ticari işletmeyi temsilen belirli bir örnekleme planına göre seçilen 85.000 adet işletmeden veri toplanarak analiz edilmektedir. Sistemin yasal dayanağı 79/65 No’lu Konsey Tüzüğüdür. 

Sistemin kurulum çalışmalarına katkı sağlanması amacıyla 2007-2009 yılları arasında 2006 Phare programı çerçevesinde “Türk Pilot ÇMVA Sisteminin Kurulması” projesi yürütülmüştür. Devam projesi niteliğinde 2009 IPA-1 programı çerçevesindeki “Pilot ÇMVA Sisteminin Kurulması Projesinin Yaygınlaştırılması ve Sürdürülebilirliğin Sağlanması” projesi ise 2011 yılının Mayıs ayında başlamış 2012 yılı Aralık ayında sona ermiştir.    

2007 yılında başlayan ilk eşleştirme projesi ile 9 pilot ilde ÇMVA sistemi kurulmuştur. Proje kapsamında 22/01/2009 tarihli ve 27118 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olan “Çiftlik Muhasebe Veri Ağı Sisteminin Kuruluş ve Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik”  ile mevzuat uyumu sağlanmıştır.

Şuan itibariyle 12 pilot ilde veri toplanmakta olup örnek sayısı aşamalı olarak 800’e yükseltilmiştir. 2013 yılında bu sayı 23 ilden toplanacak 1000 işletmeye çıkarılacaktır. Verisi alınan işletmelere sene sonunda geri bildirim raporu verilmekte ve finansal analizleri yapılmaktadır. Sistem gönüllük esasına göre çalışmakta ve işletmelerin katılımını sağlamak amacıyla 375 TL/İşletme katılım teşvik primi verilmektedir.

2013 yılı ESEI programına sunulan proje ile ÇMVA uyum çalışmaları sürdürülecektir. 3 milyon € bütçeli projenin birinci bileşeni tarım istatistiklerine ikinci bileşeni ise ÇMVA sistemine ayrılmış olup ÇMVA’nın ülke geneline yayılabilmesi için altyapı oluşturulacaktır.  


Kalite Politikası/Coğrafi İşaretler

​Belirgin bir niteliği, ünü veya diğer özellikleri itibariyle kökenin bulunduğu bir yöre, alan, bölge veya ülke ile özdeşleşmiş bir ürünü gösteren işaretler “Coğrafi İşaret” olarak adlandırılır.

Coğrafi işaretler tescille koruma altına alınır. Coğrafi işaretin tescilinin başlıca amaçları şöyle sıralanabilir:

Coğrafi işarete konu olan ürünün kalitesinin korunması ve bilinen özellikte üretiminin sağlanması (ürünün korunması)

Coğrafi işarete konu olan yörede veya özellikte üretim yapanların tescilin sağladığı korumadan öncelikli olarak yararlanmalarının sağlanması (üreticinin korunması)

Coğrafi işaret ibarelerinin, gerekli özellikleri haiz olmayan sahte ürünler üzerinde kullanılmasının önüne geçilerek, tüketicinin yanıltılmasına engel olunması (tüketicinin korunması)

Ülkenin milli ve kültürel değerlerinin korunması

Coğrafi işaretler, tek bir üreticiyi değil, belirli şartlar altında üretim yapan kişilerin tümünü korur.

AB’de Tarım ve Kırsal Kalkınma başlığı altındaki Kalite Politikası kapsamında ele alınan Coğrafi İşaretler, PDO (menşe adı), PGI (mahreç işareti) ve TSG (geleneksel özellik) olmak üzere üç grupta değerlendirilmektedir.

Menşe adı (PDO), belirli bir teknik bilgi kullanılarak belirli bir coğrafi alanda üretilen, işlenen ve hazırlanan tarım ürünlerini ve gıda maddelerini kapsar. Ör: Prosciutto di Parma (jambon). 

Mahreç işareti (PGI), coğrafi alanla yakından bağlantılı tarım ürünlerini ve gıda maddelerini kapsar. Ürünün üretim, işleme veya hazırlama aşamalarından en azından birisi söz konusu alanda gerçekleştirilir. Ör: Scotch Beef (sığır eti) - Birleşik Krallık (İskoçya).  

Geleneksel özellikte ise, üretim araçlarında veya üretimin bileşiminde geleneksel karakter öne çıkar. Ör: Mozzarella (peynir)- İtalyan geleneği.

AB’de tarım ürünleri ve gıda maddeleri için menşe adı ve mahreç işareti ile geleneksel özellik korumasını konu alan coğrafi işaret tescili Avrupa Parlamentosu ve Avrupa Konseyi’nin tarımsal ürünler ve gıda maddeleri için kalite planları hakkındaki 1151/2012 sayılı Tüzüğü ile düzenlenmektedir.

Söz konusu Tüzük uyarınca, coğrafi işaret koruması elde etmek isteyen kişiler, öncelikle kendi ülkelerindeki ulusal otoritelere başvuruda bulunmak zorundadırlar. Ulusal otoritelerce incelenen başvurular, ulusal bazda bir yayın-itiraz aşamasına tabi tutulurlar. Hakkında gerekli değerlendirme yapılan ve uygun görülen başvurular daha sonra AB Komisyonu’na iletilir.

Kendisine iletilen başvuruları 6 ay içinde incelemek zorunda olan Komisyon, başvuruların ilan edilmesine karar verirse AB Resmi Gazetesi’nde yayımlar. Yayımlanmış başvurulara yapılacak itirazlar için, Resmi Gazetedeki ilan tarihinden itibaren 3 aylık bir süre tanınmaktadır. İtiraz yoksa tescil gerçekleşir. İtiraz varsa ve başvurunun AB mevzuatına uygun olmadığına karar verilirse başvuru reddedilir.

1151/2012 sayılı AB Tüzüğü uyarınca, sadece “kaydedilecek isimli ürünler ile ilgili çalışan gruplar” başvuru yapma hakkına sahiptir. Tek bir gerçek veya tüzel kişi de bazı şartlar altında “grup” olarak sayılabilir. Coğrafi işaretin birden fazla ülkeyi kapsaması halinde ise, farklı üye ülkelerden veya farklı üçüncü ülkelerden birkaç grup birleşerek “ortak bir başvuru” yapabilir.

1151/2012 sayılı AB Tüzüğü uyarınca, “üçüncü ülkeler” olarak tanımlanan üye olmayan ülkeler hem tescil başvurusunda bulunma, hem de Komisyon tarafından yayımlanan başvurulara karşı itirazda bulunma hakkına sahiptirler. Bu kapsamda, ülkemizde tescil işlemi gerçekleşmiş coğrafi işaretler için AB’ye tescil başvurusunda bulunma imkanı mevcut olup, Türkiye’nin AB nezdinde 4 adet coğrafi işaret tescil başvurusu söz konusu olmuştur:

10 Temmuz 2009 tarihinde yapılan Antep Baklavası mahreç işareti tescil başvurusu,

24 Ağustos 2010 tarihinde yapılan Aydın İnciri menşe adı tescil başvurusu,

13 Ağustos 2012 tarihinde yapılan Afyon Pastırması ve Afyon Sucuğu mahreç işareti tescil başvuruları

Bu başvurular neticesinde Antep Baklavası’nın, Aydın İnciri’nin, Afyon Pastırması’nın ve Afyon Sucuğu’nun AB’de coğrafi işaret olarak tescili hedeflenmektedir.

2013 yılı Ocak ayı verilerine göre, AB’de tescil edilen 1138 adet coğrafi işaretin dağılımına bakıldığında; 558 adedinin PDO, 542 adedinin PGI, 38 adedinin ise TSG olduğu görülmektedir.  

1151/2012 sayılı AB Tüzüğünde, koruma kapsamındaki “tarım ürünleri ve gıda maddeleri” sınırlanmakta ve tek tek sayılmaktadır.


Entegre İdare ve Kontrol Sistemi

​Avrupa Birliği’nin Ortak Tarım Politikası kapsamında uyguladığı çeşitli desteklemelere ilişkin çiftçiler tarafından yapılan başvuruların yönetimini ve kontrolünü sağladığı sistem Entegre İdare ve Kontrol Sistemi’dir (IACS).

AB’nin IACS’a ilişkin kuralları Çiftçilere Yönelik Doğrudan Destek Programlarının Ortak Kurallarını Oluşturan 73/2009 Sayılı Konsey Tüzüğü ve 73/2009 sayılı Konsey Tüzüğü’nün Uygulama Kurallarını Belirten 1122/2009 Sayılı Komisyon Tüzüğü ile düzenlenmiştir. 

IACS kapsamında yönetimi ve kontrolü yapılan desteklemeler aşağıda sıralanmıştır:

Tek Ödeme Sistemi

Tek Alan Ödeme Sistemi

Diğer doğrudan ödemeler

Alan ve Hayvan Başı Bazlı Kırsal Kalkınma Önlemleri

Tarım Çevresel Önlemler

Az gelişmiş bölgelere verilen alan ödemeleri

IACS’ı oluşturan alt sistemler aşağıda sıralanmıştır:

Bilgisayar destekli veri tabanı

Arazi Parsel Tanımlama Sistemi

Ödeme haklarının tanımlanması ve kaydına yönelik sistem

Destek başvuruları

Entegre kontrol sistemi

Destek başvurusu yapan çiftçiler için kayıt sistemi

Üretici kaydı kapsamında üretici isimleri, işletme adresleri, kişisel tanımlama numarası, ekonomik varlık numarası kaydı, vergi kimlik numarası, vekalet durumu, banka hesap numarasına ilişkin veriler bilgisayar destekli veri tabanında tutulmaktadır.

İşletme kaydı kapsamında tarımsal işletme alanı, tarımsal parsellerin bulunduğu kadastral parsellerin alanı, tarım işletmesini oluşturan tarımsal parsellere ilişkin tanımlama verileri (tarımsal parsellerin alanı, konumu ve üzerinde bulunduğu kadastral parsellerin sayısı) gibi veriler tutulmaktadır. İşletme kaydı veri tabanı alan ödemesi başvurusu sırasında elde edilen veriler temelinde oluşturulmaktadır. Bu yüzden yıllık olarak bu veritabanı güncellenmektedir. 

Arazi Parsel Tanımlama Sistemi (Land Parcel Identification System – LPIS) araziye dayalı yardımların yönetiminde temel unsurdur. Bu sistem ile bildirilen tarımsal parsellerin ve konumlarının destek almak için elverişli olup olmadığının kontrolü ve değerlendirilmesi yapılmaktadır. 

Birliğe üye ülkelerin hemem hemen hepsinde LPIS en az 1:10.000 ölçeğindeki kartografiye eşdeğer bir kesinliği sağlayan ortofotolara dayalı bilgisayar destekli coğrafi bilgi sistemi uygulaması şeklinde oluşturulmuştur. Ortofoto üretimi için gerekli olan görüntüler, hem yüksek çözünürlüklü hava ve uydu sistemlerinden hem de geleneksel hava fotoğrafçılığı ya da hali hazırda kullanılan ortofotolardan temin edilmektedir. 

Yardım başvurularının işlenmesindeki tüm aşamalarda aşağıdaki kontroller yapılmaktadır:

Görsel Kontroller: Başvuru formlarının düzgün bir şekilde doldurulup doldurulmadığına dair yapılmaktadır.

Uyum Kontrolleri: Kaynak belgelere karşı sisteme girilen verilerin karşılaştırılmasını içeren kontrollerdir.

İdari Kontroller: Bildirilen veriler ve sistemdeki veriler arasında doğruluk olup olmadığını belirlemeyi amaçlayan kontrollerdir. Bu kontroller iki bölüme ayrılabilir:

- Basit Kontrol: Başvuruda elde edilen verilerin, işletme kaydı şeklinde sistemde kayıtlı verilerle karşılaştırılarak doğruluğunun kontrol edilmesidir. 

- Çapraz Kontrol: Aynı alana veya ödemeye olası bir çoklu başvuruyu bulmak için yapılan; başvuruda elde edilen verilerin, diğer işletmeler tarafından sunulan verilere olan karşılaştırmasını içeren kontroldür.

Yerinde Kontroller: Bu kontroller sırasında başvuruda elde edilen veriler ile tarımsal işletmelerin gerçek durumları kontrol edilmektedir. Doğrudan ödemeler ilişkin yerinde kontroller arazi çalışmaları ve/veya ilgili alana ilişkin hava ve uydu görüntülerinden yararlanarak uzaktan algılama ile yapılmaktadır.


08.01.2013  tarihinde güncellenmiştir.


2013 Sonrası OTP

​AB Komisyonu, tarımsal desteklerin Üye Devletler arasında daha adil şekilde dağıtılması ve desteklerin artan fiyat dalgalanmalarına ve çevresel endişelere daha iyi cevap verecek biçimde gözden geçirilmesi konusunda talepler ile yıllardaki yaşanan gıda krizleri ile küresel ısınma tehdidi karşısında, 2013 sonrası Ortak Tarım Politikası’nın (OTP) nasıl şekillendirilmesi gerektiğine ilişkin olarak, 12 Ekim 2011 tarihinde, reform önerilerini açıklamıştır.

AB Komisyonu’nun önerileri, büyük oranda, Kasım 2010’da yayımladığı Bildiride ortaya koyduğu geniş kapsamlı politika seçeneklerine dayanmıştır. “2020’ye doğru OTP: Gelecekteki gıda, doğal kaynaklar ve bölgesellikle ilgili tehditlere karşılık verebilmek” adındaki bu Bildiri, son birkaç yıldır OTP’nin geleceğine ilişkin gerek hükümetler düzeyinde, gerekse vatandaşlar ve sivil toplum kuruluşları düzeyinde yapılan “Kamu İstişaresi”(public debate) sonuçları temelinde, bir uzlaşı metni niteliği taşımaktadır. Sözkonusu Bildiri’de Komisyon, “gıda güvenliği”, “bölgesel denge” ile “çevre ve iklim değişikliği”ni, OTP’nin önündeki temel tehditler olarak saymış ve bunlara cevap verebilmek adına, üç temel amaç belirlemiştir:

Tutarlı gıda arzı (çiftlik gelirlerine katkı sağlamak, tarım sektörünün rekabetçiliğini artırmak, tarımsal üretimin mekansal anlamda varlığını muhafaza etmek)

Sürdürülebilir doğal kaynak yönetimi ve iklimle ilgili eylemler (çevresel kamu mallarının sunulmasını güvence altına almak, yenilikler yoluyla “yeşil büyüme”yi teşvik etmek, iklim değişikliği ile mücadele etmek)

Dengeli bölgesel kalkınma (kırsal istihdamın desteklenmesi, kırsal alanda ekonomik faaliyetlerin çeşitliğinin teşviki, küçük çiftlikler ve pazarların geliştirilmesi yoluyla çiftçilik metotlarında çeşitliliğin teşviki)

Komisyon, bu amaçlara ulaşmak adına üç politik seçenek (senaryo) hazırlamıştır. Birinci senaryo, reform sürecini yıllara yaymayı planlamış ve sadece doğrudan ödemeler ile ilgili küçük ayarlamalara gidilmesini öngörmüş; ikinci senaryo ile mevcut politika spesifik durumlara göre ilave unsurlarla zenginleştirilmiş, yani yeni özel önlemler mevcutlara entegre edilmiş; üçüncü senaryo ise OTP’de köklü bir değişim öngörmüştür. Reform önerileri, 2. Senaryo temelinde şekillendirilmiştir.

12 Ekim 2011 tarihinde açıklanan reform önerileri çerçevesinde, OTP’nin, tüm Üye Devletlerde uygulanan destekleme ve piyasa önlemelerine ilişkin zorunlu kuralları içeren 1. sütun ile Üye Devletlerin çok yıllı programlar kapsamında kendi ulusal ve bölgesel ihtiyaçlarına göre şekillendirdikleri kırsal kalkınma önlemleri kapsayan 2. Sütun şeklindeki iki sütunlu yapısının muhafaza edilmesi önerilmektedir. Bununla birlikte, doğrudan ödemelere ilişkin getirilen yeni sistemin, OTP’nin 2. Sütunuyla daha fazla sinerji içinde olması düşünülmektedir.

Doğrudan ödemelere ilişkin Tüzük ile önerilen düzenlemeler şu şekildedir:

Tarımsal faaliyet ve aktif çiftçi tanımı, desteklerin asıl hedef kitleye ulaşmasını sağlamak amacıyla değiştirilmiştir.

Bu kapsamda, bir kişinin aktif çiftçi sayılabilmesi için, sözkonusu çiftçinin toplam tarımsal destek miktarının, en güncel mali yılda, tarım dışı faaliyetlerinden elde ettiği gelirin % 5’inden az olmaması gerekmektedir. Buna karşın, küçük çiftçileri koruma amacına yönelik olarak, yıllık 5000 Avro’nun altında destek alan çiftçiler, bu koşuldan muaf tutulmuştur. Tarımsal faaliyet ise, hasat, süt sağma, hayvanları tarım amaçlı çiftliğinde bulundurma dahil, tarımsal ürün üretme ve hayvan yetiştirme ile arazilerini tarıma hazır şekilde tutma olarak tanımlanmıştır.

Ödemelerin verilmesi, fazlasıyla idari yük getirdiğinden, 100 Avro’dan az miktardaki ödemeler ile 1 hektardan az tarım arazilerin, ödeme kapsamı dışında bırakılmaktadır. Bununla birlikte, Üye Devletler ödeme yapacakları minimum arazi büyüklüğünü belirleme seçeneğine sahiptir.

2014 yılından itibaren, eski Üye Devletlerde uygulanan Tek Ödeme Planı ve yeni Üye Devletlerde uygulanan Tek Alan Ödemesi Planı’nın yerine, tüm AB çapında uygulanacak ödeme programı olan “Temel Ödeme Planı” getirilmektedir.

Bu ödeme modeli ile, Üye Devletler arasında daha adil bir dağıtım sağlamak amacıyla, destek miktarlarında geçmiş referansların kullanılması sonucu oluşan çiftçi bazındaki farklılıkların ortadan kaldırılarak, aşamalı olarak tarihsel modelden bölgesel modele geçilmesi ve ödeme haklarının değerinin, ulusal ve bölgesel düzeyde yeknesak bir değere ulaşacak şekilde ayarlanması planlanmaktadır.

Doğrudan ödemeler daha çevreci hale getirilmesi (“greening”) kapsamında, çapraz uyumun ötesine geçen ve 2. Sütun önlemleri için temel oluşturan, iklim ve çevre için yararlı, tüm çiftçilerin uyması gereken belirli tarımsal uygulamaların (ürün farklılaştırması, kalıcı meraların muhafaza edilmesi, ekolojik odaklı alanlar) yapılması karşılığında çiftçilere, Üye Devletlerin yıllık ulusal mali tavanının % 30’u oranında bir ödeme yapılması önerilmektedir.

Belirli doğal kısıtlamalarla karşı karşıya olan çiftçiler için, kırsal kalkınma kapsamındaki mevcut yardımlara ek olarak Üye Devletlerin yıllık ulusal mali tavanının% 5’i oranına kadar, gönüllü yardım verilmesi hükmü getirilmektedir.

Zor şartlar altında gerçekleştirilen ve ekonomik ve sosyal gerekçelerle sürdürülmesi önemli olan belirli tarımsal faaliyet türleri veya belirli tarımsal sistemler için Üye Devletlerin yıllık ulusal mali tavanın % 5’i oranına kadar, gönüllü üretimle bağlantılı destek verilmesi olasılığının devam ettirilmesi önerilmektedir.

Önerilen üretimle bağlantılı desteğin, hububat, yağlı tohumlar, protein bitkileri, tane baklagil, keten ve kenevir, çeltik, sert kabuklular, nişastalık patates, süt ve süt ürünleri, tohumlar, koyun ve keçi eti, sığır ve dana eti, zeytinyağı, ipekböceği, kuru yem, şerbetçiotu, şeker pancarı, şeker kamışı ile meyve ve sebze ye verilebileceği bildirilmektedir. Ancak bu destek, sadece yukarıda belirtilen belirli tarımsal faaliyet türleri için geçerli olacaktır.

Tarımsal faaliyete yeni başlayan genç çiftçiler için, azami 5 yıl süre ile Üye Devletlerin yıllık ulusal mali tavanının % 2’si oranına kadar, kırsal kalkınma kapsamındaki kurulum yardımını tamamlayıcı şekilde bir tarıma başlama ve kurulum yardımı önerilmektedir.

Küçük çiftçiler için, Üye Devletlerin yıllık ulusal mali tavanının % 10’u oranına kadar, çapraz uyum ve kontrol yükümlülükleri azaltılarak basitleştirilmiş yardım programı getirilmesi önerilmektedir. Bu yardım, yeni başlayan çiftçileri değil, sadece halihazırda tarımla uğraşan mevcut çiftçileri kapsamaktadır.

Pamuk için ürüne özel ödemenin devamı önerilmektedir.

Büyük çiftlikler için desteklere sınırlama getirilmesi ve aşamalı olarak azaltılması sözkonusudur. 300.000 Avrodan fazla destek alan çiftliklere ödeme yapılmayacaktır.

Ortak Piyasa Düzenlerine (OPD) ilişkin Tüzük ile getirilmesi önerilen düzenlemeler ise şu şekildedir:

Kamu müdahalesi, kamu depolaması ve acil durum önlemleri ile belirli sektörlere verilen yardımların düzenlenmesi, genişletilmesi ve basitleştirilmesi,

Yağsız süt tozu, şerbetçiotu ve ipekböceği gibi belirli sektörel yardımların kaldırılması,

Süt ve şeker kotaları ile asma dikim yasağının 2015’te kaldırılması.

Piyasalarda iç veya dış piyasalardaki fiyat artışı veya azalışı, tüketici güveninin sarsılması veya bir hayvan hastalığı salgınından kaynaklanan bir bozulma olması durumunda kriz müdahale mekanizmalarının kullanılması imkanının tüm ürünlere genişletilmesi ve tarım sektöründeki krizlere veya beklenmeyen durumlara cevap verebilme konusunda yeterli esnekliğin sağlanabilmesi amacıyla bir Özel Rezerv oluşturulması.  

Süt üreticilerinin gıda zincirindeki pazarlık gücünü artırmak amacıyla, üretici örgütlerine, fiyat da dahil olmak üzere sözleşme şartlarını müzakere etme imkanı ile yazılı sözleşme yapılmasının tanınması.

Üretici örgütleri ve bunların birliklerinin kurulması ve tanınmasına ilişkin ürün kapsamı, meyve ve sebze sektörü haricindeki diğer sektörleri de içine alacak şekilde genişletilmesi.  

Kırsal kalkınma kapsamında ise, 2014 – 2020 kırsal kalkınma desteklerinin yeni amaçları şu şekilde sıralanmıştır:

Tarım, ormancılık ve kırsal alanda yenilik ve bilgi transferinin hızlandırılması

Tarımsal üretimin tüm alanlarında rekabetin artırılması ve işletme verimliliğinin sağlanması,

Tarımda besin zinciri organizasyonunun ve risk yönetiminin geliştirilmesi,

Tarım ve ormancılığa dayalı ekosistemin korunması ve geri kazanımı,

Tarım, gıda ve ormancılık sektöründe düşük karbon ve iklime dayanıklı tedbirlerin desteklenmesi ve kaynak etkinliğinin geliştirilmesi,

Kırsal alanlarda sosyal katılım, yoksulluğun azaltılması ve ekonomik gelişmenin sağlanması.

Sözkonusu önerilere ilişkin yasal mevzuatın, Avrupa Parlamentosu ve Konsey’de tartışılmasının ardından, 2013 yılı sonuna kadar kabul edilmesi ve 1 Ocak 2014 tarihinden itibaren de reformun uygulanması beklenmektedir.

08.02.2013  tarihinde güncellenmiştir.


''